Evlilik öncesi dönemde yaşanan intihar teşebbüsünde bulunma vakıasının, boşanma davasında eşe kusur olarak yükletilemeyeceği-
Davacı kadın tarafından, davalı erkeğin telefonundaki SKYPE isimli uygulama üzerinden başka kadınlarla yapmış olduğu cinsel içerikli yazışmaların ekran görüntüleri alınmak suretiyle dosyaya sunulan çıktıların erkeğin haberi olmaksızın, onun bilgisi ve rızası dışında sırf delil oluşturmak maksatlı olarak hukuka aykırı bir şekilde elde edildiğinden bahsedilemeyeceği- Davacı tarafça usulüne uygun olarak elde edilen ve dosyaya sunulan bu delilin boşanma davasında hükme esas alınmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı-
Tarafların yabancı mahkeme kararıyla boşanmaları ve bu yabancı mahkeme kararının 5718 s. MÖHUK'a uygun şekilde tanınmış olması karşısında, tarafların boşanmalarına esas yabancı mahkeme kararında tespit edilen kusurlu davranışlarının, boşanmanın fer'i niteliğindeki nafaka ve tazminat taleplerine (TMK 178) yönelik davada kesin delil teşkil edeceği-
Tarafların komşusu olan tanığın beyanlarına göre, erkek eşin davacıyı evden kovduğu, bu nedenle kadın eşin iki gece tanığın evinde kaldığı, sonrasında komşuların aralarında para topladığı, toplanan parayla davacıya uçak bileti aldıkları ve davacı eşi Kayseri’ye ailesinin yanına gönderdikleri anlaşılan olayda; erkek eşin davacıya hakaret ettiği ve zaten "eşini evden kovma" şeklinde gerçekleşen kusurlu davranışın kendi içinde "hakaret eylemini" barındırmasının doğal sonucu olmasına göre yerel mahkemece, somut olaya uygun ve aynı yönlere işaret eden bozma kararına uyulması gerekirken, davalı erkek eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan kusurlu davranışının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı kadın eşin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davanın açılmasından sonra gerçekleşen vakıalar, ıslah yoluyla davaya dahil edilebilir mi?
İşten çıkıp akşamları annesinin evine giden ve bu durumu alışkanlık haline getiren, evin ihtiyaçlarını gidermeyerek birlik görevlerini yerine getirmeyen eşin; evin anahtarlarını değiştirip, eşinin eşyalarını toplayarak çöpe atan diğer eşe nazaran daha kusurlu sayılacağı-
Karşılıklı boşanma davasında, tanık beyanlarına göre; kadın eşin evlilik hayatı boyunca otuz kereyi aşkın evi terk ettiği, uzun süreler dönmediği, bir haftalık yeni doğan bebeğini dahi bırakarak evden ayrıldığı, bu şekilde evlilikte eşlerin birlikte yaşama yükümlüğüne aykırı davrandığı, ayrıca birlik görevlerini ihmal ettiği, son ayrılıkta ise diğer aile bireylerinin önünde eşine karşı ondan iğrendiğini, nefret ettiğini, sevmediğini ve istemediğini beyan ettiği, bu sözler üzerine erkek eşin kadın eşin hakaretlerine karşı tepki niteliğini aşar şekilde eliyle vurduğu anlaşılmış olup, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; kadın eşin süreklilik arz eder şekilde uzun süreler evini, eşini ve çocuklarını terk ettiği, herkesin önünde eşine hakaret ettiği, erkek eşin ise sürekliği kanıtlanmayan şekilde son olayda tepki sınırlarını aşarak eliyle eşine bir kez vurduğu ve birlik görevlerini ihmal ettiği şeklinde gerçekleşen kusurlu davranışlarıyla tarafların, boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduğu, erkek eşin ağır kusurlu olduğunun kabulü ile kadın eş yararına tazminatlara hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Karşılıklı boşanma davasında, tarafların kusuru belirlemesi ve tazminatların miktarları yönünden istinaf yoluna başvurması üzerine; Bölge adliye mahkemesinin, tarafların kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verdiği ve bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde; "Mahkeme tarafından kadının kusurunun belirlenmesinde kadının yersiz kıskançlığından bahsedilmiş ise de erkeğin dilekçelerinde bu sebebe dayanmadığı anlaşılmaktadır. Erkeğin tanıklarının anlatımlarından kadının evde düzenli olarak yemek yapmadığı, (başlangıçta bu durumun sorun olmadığı, erkeğin boşanmaya karar vermesinden sonra bu durumu sorun haline getirdiği) tarafların genellikle dışarıdan yemek yedikleri, kahvaltıyı erkeğin hazırladığı sabit olmuştur. Kadının tanıkları tarafların evliliğinde bir sorun olmadığı, kadının eşinin ailesi ve arkadaşlarıyla ilgili olduğu, erkeğin birden bire boşanma talebinde bulunduğu, kadının boşanmak istemediği, erkeğin kendine ait eşyaları alarak evden ayrıldığını belirtmişlerdir. Kadın düşük yaptığı sırada erkeğin kendisiyle ilgilenmediğini destek olmadığını ileri sürmüşse de erkeğin tanıkları operasyon günü erkeğin kadının yanında olduğuna tanıklık etmişlerdir. Nasıl ve hangi koşullarda elde edildiği bilinmeyen ses kayıtları hukuka aykırı delil olup kayıtlarda yer alan hakaret, kovma vs. olaylar hükme esas alınamaz." denilmek suretiyle bölge adliye mahkemesi tarafından kusur düzeltilmesi yapıldığı halde, kararın hüküm kısmında tarafların kusura yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı, gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişkinin tek başına bozma sebebi oluşturduğu-
Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar; tarafların, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanlarından dönmesine engel bir hükmün bulunmadığı, böyle bir dönme halinde davanın çekişmeli boşanma davası olarak görüleceği, buna göre; delillerin sunulması ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip, ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra; usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonuç uyarınca karar verilmek üzere, hükmün bozulmasını gerektiği-
Velayeti anneye verilen çocuk ile babaya verilen çocuğun birbirlerini göremeyecek şekilde kişisel ilişki düzenlenmesinin çocuklar arasında kardeşlik duygusunun gelişmesini engelleyecek nitelikte olduğu gibi, her yıl yarıyıl tatilinde kurulan kişisel ilişkinin de infazda duraksama yaratacak nitelikte olduğu, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu kısmının düzeltilerek onanması gerektiği-