Dava, kur farkı faturasına dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, “taraflar arasında kur farkı uygulanacağına dair bir anlaşma veya teamül bulunmadığı” gerekçesi ile “davanın reddine” karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali,takibin devamı ve icra tazminatı istemi-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
TTK.’nun 814, 750 ve 751. maddeleri uyarınca zamanaşımına uğrayan çeklerin, hamilinin, temel borç ilişkisine dayanarak, “tahsil davası” ya da TTK.’nun 818/m maddesinin yollamasıyla, çeklerde de uygulama alanı bulan aynı kanunun 732. maddesi uyarınca “ sebepsiz zenginleşme davası” açması gerekeceği-
Kira sözleşmesinden kaynaklanan faturalı alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemi-
Davacı takip talebinde %27 faiz talep etmiştir. Taraflar tacir olup 3095 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca alacaklı avans faiz uygulanmasını isteyebilir. Mahkemece avans faiz oranı saptanıp davacının talebi de gözetilerek buna göre karar verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin bozmayı gerektireceği-
Kooperatif üyesi olan davalının, aidat borçlarını ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğinden, itirazın iptaline karar verilmesinin gerekeceği-
Dava, aidat borçlarının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, 25.08.2008 tarihinde davalının eşinin o tarihte yönetim kurulu başkanına ödeme yapıldığını ancak ödeme karşılığı belge alınmadığını, bu ödemenin kayıtlarda eksik göründüğünü iddia ederek, davacıya yemin teklifinde bulunmuştur. Mahkemece bu husus üzerinde durulmaması doğru olmadığı gibi davaya konu borcun hangi dönemlere ait olduğunun tespit edilerek, davalı iddiasına göre 2004 yılı defter ve ödemelerinin incelenmesine gerek olup olmadığı açıklığa kavuşturularak, davalının 2010 yılında kooperatifin kendisine borcu olmadığına dair belge verip vermediğine dair araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulmasının hükmün bozulmasına neden olacağı-
