İhalenin feshi istemi esastan reddedilen şikayet konusu taşınmazlardan 13.400.-TL muhammen bedelli 1186 parsel sayılı taşınmazın 25.050.-TL bedel ile ihale edildiği, dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, şikayet dilekçesinde taşınmazın kıymetinin düşük olduğu da ileri sürülmediğine göre bu taşınmaz yönünden zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı-
İhalenin feshi isteminin, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmayıp; "şikayet" niteliğinde olduğu, hasım yanlış gösterilse veya hiç gösterilmese bile dava reddedilmeyip doğru hasım davaya dahil edilip tebligat yapılmak suretiyle yargılamaya devam edilmesinin gerekeceği, borçlunun şikayetçi olması durumunda; şikayetin yasal hasmının icra takibinin alacaklısı ve ihale alıcısı olduğu-
Mahkemece, şikayetçiler dışındaki üçüncü şahsa satış ilânının tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Borçlu şirket adına çıkarılan satış ilanı tebligatının “Gösterilen adreste muhatabın o anda iş yerinde olmaması sebebi ile muhatapla birlikte çalıştığını beyan eden ehil ve reşit H.Ş.'e” şerhi ile yapıldığının görüldüğü, kendisine şirket adına tebliğ işlemi yapılanın, 20.02.2008 tarihli ticaret sicili gazetesine göre borçlu şirketin yetkili temsilcisi olduğunun görüldüğü, o halde mahkemece, borçlu şirketin satış ilanı tebliğ tarihi olan 24.02.2014 günü itibariyle yetkili temsilcisinin ilgili ticaret sicili müdürlüğünden sorularak, tebliğ tarihi itibari ile yetkilinin bu kimse olduğunun anlaşılması halinde tebligatın usulüne uygun olacağının gözetilerek ihalenin feshi isteminin reddine, aksi takdirde ihalenin feshine karar verilmesinin gerekeceği-
İhale konusu mahcuzun satışı halinde, haciz alacaklısı avukat alacağına kavuşma imkanı bulabileceğinden, bu halde borçlu ile borçlu vekili olarak geçen avukatı arasında menfaat çatışması olduğu- Mahkemece borçlu asilin 1. artırmada hazır bulunması nedeniyle, satışın 2.artırmaya kaldığını bu tarihte öğrendiği kabul edilse de, ihale konusu taşınmazın 1. açık artırmasının yapıldığı tarihe göre, 1. artırmada borçlunun hazır bulunması satışa hazırlanmak için makul süre olarak kabul edilemeyeceği- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Borçlu adına vekiline gönderilen satış ilanı tebliğ işlemi, usulsüz olduğundan şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Avukatın her iki borçlunun da vekili olduğu dosya kapsamı ile sabit ise de kendisine borçlulardan birinin vekili olarak satış ilanı tebliğ edilmediği için bu borçluya usulüne uygun satış ilanının tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceği-
Borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı, değişen yeni adresine herhangi bir tebligat çıkarılmaksızın, önceki adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu- Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Şikayetçi borçlunun ihale tarihinden önce satışı öğrenmiş olmasının ve ihale sırasında hazır bulunmasının İİK.nun 127. maddesinde öngörülen satış ilanı tebliği koşulunun gerçekleştiği sonucunu doğurmayacağı-
Takip dosyasında Borçlu A.Ş.'in, dayanak kredi sözleşmesinde bilinen bir adresi daha bulunduğunun, bu adresin takip talebinde gösterilmediğinin anlaşıldığı, bilinen bu adrese 7201 sayılı TK.'nun 10/1.maddesi uyarınca normal tebligat çıkarılarak satış ilanının borçluya tebliğ edilmesi, bildirilen tüm adreslere çıkarılacak tebligatların bila tebliğ dönmeleri halinde ise aynı kanunun 10/2.maddesi yollamasıyla TK.'nun 21/2.maddesine uygun olarak tebligat çıkarılması gerekirken bu sıralamaya uyulmadan doğrudan doğruya TK.'nun 21/2.maddesine göre işlem yapılmasının da tebligat kanununa aykırı olduğu-
Borçlulara satış ilanının Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca birlikte oturduğunu beyan eden annesinin imzasına tebliğ edildiği, adı geçenin icra takibinin diğer borçlularından olduğunun görüldüğü, buna göre şikayetçi borçlularla takibin diğer borçlusu arasında menfaat çatışması olacağından, her iki borçlu için anneleri olan diğer borçlu imzasına yapılan satış ilanı tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 39. maddesine aykırılık teşkil edeceğinden usulsüz olduğu-