Satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerektiği, satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da, satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olduğu ve borçlunun kıymet takdirine itiraz ettiği, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise zarar unsuru oluşmayacağından ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, mahkemece, şikayetin kabulü ile, ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Borçlunun kıymet takdirine ilişkin şikâyet dosyasında vekille temsil edilmesi ve icra mahkemesinin bu kararının icra takip dosyasında bulunması karşısında, satış ilanının, icra takip dosyasına vekâletname ibraz etmemiş olsa da borçlu vekiline tebliğ edilmesi gerektiği-
Davacı/borçluya gönderilen satış ilanı tebligatının iade edildiği, borçlunun .... adresine çıkarılan tebligatın ise 29.06.2017 tarihinde iade olduğu, son olarak davacı/borçlunun mernis adresine TK 21/2 uyarınca çıkartılan tebligatta, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine ilişkin mernis şerhinin yeterli olduğu, Tebligat Kanunu'nun anılan maddesinde aranan şartların oluştuğu ve dolayısıyla tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin anlaşıldığı-
Satış ilanında ilanda satışın yapılacağı yer, gün ve saatinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi gerektiği- Satış ilanının borçluya satıştan makul bir süre önce tebliğ edilmesi yasal bir zorunluluk olduğu- Borçlu icra takibinde vekil ile temsil ediliyor ise satış ilanının vekile tebliğ edilmesi gerektiği aksi halde borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olacağı- Tebligat Kanunu muhatap adına kendisine tebliğ yapılabilecek kimseleri saymışsa da bu kimselerle, tebliğ muhatabı arasında husumet varsa bunlara tebligat yapılamayacağı yapılırsa da tebligatın usulsüz olacağı- Vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı düzenlenmiş ise de vekil ile borçlu arasında menfaat çatışması bulunduğu ve vekilin icra takibinde hasım olarak ilgili olduğu işlerde borçlunun vekili sıfatı ile yapılacak tebligatların usulsüz olduğu-
Satış ilanında satışın yapılacağı yer, gün ve saatinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmesi gerektiği ve satış ilanının borçluya tebliğinin zorunlu olduğu ve borçlunun ihale anında hazır bulunması, satış ilanı tebliği koşulunun gerçekleştiği sonucunu doğurmayacağı- Borçlu icra takibinde vekil ile temsil ediliyor ise satış ilanının vekile tebliğ edilmesi gerektiği ve borçlu asile satış ilanı tebliğinin gönderilemeyeceği; borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshine neden olacağı- Avukatın icra takibinde borçlunun vekili olması vekilin vekâlet ücreti alacağı için müvekkili aleyhinde icra takibi yapmasına engel olmadığı- Kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak bulunmaları halinde muhatap namına tebliğ yapılamayacağı-
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; satış ilanı tebliğ mazbatası üzerinde bulunan imzanın -mevcut mukayese imzalarına kıyasla- borçlunun eli ürünü olmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunda ise; söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel borçlunun eli ürünü olduğu bildirilmiş olup bu hali ile tebligat mazbatası üzerindeki imzanın borçlunun eli ürünü olduğu usulünce kanıtlanamadığından, satış ilanı tebligatının usulsüz olduğu kabul edilerek ihalenin feshi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu vekiline satış ilanının 29.09.2017 C. günü tebliğ edildiğinin, şikayete konu ihalenin ise 02.10.2017 Pazartesi günü yapıldığının görüldüğü, buna göre satış ilanı tebliğ tarihi itibariyle ihale günü arasında makul bir süre olmadığından, borçlunun satış hazırlığı işlemlerine karşı şikayet hakkını kullanması ve satışa katılımı arttıracak çalışmalarda bulunması engellenmiş olup satış ilanının ihaleden önce usulüne uygun olarak tebliği koşulunun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği, bu durumda ilk derece mahkemesinin davanın kabulü ile ihalenin feshine yönelik kararının yerinde olduğu-
Satış ilanı tebliğ edilecek ve ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerin, satış kararının verildiği tarih itibariyle belirleneceği- Haciz kararları, satış kararından önce tapu kaydına işlendiğinden, haciz alacaklısı şikayetçinin, İİK. mad. 134/2''de belirtilen ilgililer arasında olduğu ve kendisine (varsa vekiline) satış ilanının tebliğinin zorunlu olduğu; ihaleden 6 gün önce yapılan şikayetin, satışın makul süre önce öğrenildiğini ispat etmeyeceği-
Vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının da sonuca etkili olmadığı-