İcra dosyasında bir vekil ile temsil edilmediği anlaşılan borçlu asile satış ilanı satıştan makul bir süre önce bizzat tebliğ edildiğinden, ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği
Borçlu ........ takipte vekille temsil edilmediği halde vekilin adresine tebliğ yapılmasının ve borçlu vekili olmayan avukata satış ilanı tebliğ edilmesinin ve borçlunun kendisine satış ilanı tebligatı yapılmamasının usulsüz olduğu, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu .......... yönünden yukarıda yazılı gerekçe ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkı, sadece kendisine usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisine ait olup, ihalenin feshini isteyen şikayetçinin, kendisine ya da vekiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu da, ayrıca ve açıkça ileri sürmediği sürece, bu hususun kamu düzeninden olmadığından, mahkemece re'sen fesih nedeni olarak incelenemeyeceği-
Borçlu şirkete satış ilanının “tebliğ evrakı muhatap daimi çalışan temsilci ............ imzasına tebliğ edildi” şerhiyle tebliğ edildiği, ticaret sicil kaydına göre bu kişinin şirket yetkilisi olmadığı dolayısıyla tebligatı alan şahsın şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan iş yeri çalışanına tebligat yapıldığı, buna göre Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen sıra nazara alındığında satış ilanı tebligatının usulsüz olduğu-
Vekile yapılan satış ilanı tebliğine ilişkin tebligat parçası incelenmesinde, komşuya haber verildiği belirtilmiş ise de tebliğ evrakı incelendiğinde haber bırakılan komşunun isminin yazılmadığı açıkça görüldüğünden, yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Borçlu şirketin, tasfiye haline girdiği ve borçlu şirkete, takipte ipotek borçlusu olan şahsın tasfiye memuru olarak atandığı, borçlu şirket adına tasfiye memuru sıfatı ile atanan kişiye çıkartılan satış ilanı tebliğ işleminin, muhatabın orada bulunup bulunmadığı tespit edilmeden yapılmış olması nedeniyle usulsüz olduğu görülmekle birlikte, borçlu şirketin adresinde, tasfiye memuruna yapılmış bir tebliğ işleminin de bulunmadığı, bu durumun ihalenin feshi sebebi olduğu- İhalenin feshi istemi, borçlu şirket adına tasfiye memuru tarafından yapılmış olup, adı geçenin kendi adına şikayet başvurusu bulunmamasına rağmen mahkemenin karar başlığında tasfiye memurnun şikayetçi olarak yazılmasının hatalı olduğu, o halde İlk Derece Mahkemesi’nce; borçluya yapılan satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunun kabulü ile şikayete konu ihalelerin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmaz satışlarında, borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- PTT A.Ş. Elektronik Posta Daire Başkanlığı’nın cevabına göre, satış ilanı tebliğ tarihinde, borçlu vekil adına tanımlanan e-tebligat adresinin aktif hale getirilerek kullanıma açıldığı anlaşıldığından, tebligatın elektronik yolla yapılması gerektiği,  adi posta yoluyla yapılan tebligatın yok hükmünde olduğu-
Borçlu şirkete ödeme emri tebliğinin 7201 sayılı TK'nın 21/1. maddesi gereğince ‘" muhatap adresi kapalı olması sebebiyle en yakın komşu/kapıcı/yönetici A. beyden sorulmuş, muhatabın kapalı gittiği beyan edilmiş, imzadan imtina edilmiştir. Tebligat ... Mahalle muhtarı imzasına teslim edilmiş, olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır. Ayrıca en yakın komşu/kapıcı/yöneticiye haber verilmiştir." şeklinde şerh verilerek .......... tarihinde tebliğ edildiği, bu hali ile tebligatın TK'nun 21/1. maddesine aykırı olduğu, her ne kadar şirketin kapalı olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmemekte ise de, komşuya haber verme yükümlülüğünün devam ettiği, Dairemiz uygulamalarında TK.nun 21/1. maddesinin tüm koşullarının sıkı bir şekilde uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla beraber bunun haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağının, haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, buna göre haber verilen kişinin isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmemesi sebebiyle anılan tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine açıkça aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğunun anlaşıldığı-
Borçlu gerçek kişi olduğunda, satış ilanının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebliğ edilebilmesi için, tebliğ tarihi itibari ile adı geçenin adrese dayalı kayıt sisteminde adresinin mevcut olmaması gerektiği- Taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmesi gerektiği- Borçluya satış ilanının hiç tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu- Borçlunun, satış ilanı tebliğ tarihi itibariyle, adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi bulunduğu açık olduğundan ihalelerin feshine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği-
Satış ilanı tebligat mazbatasının incelenmesinde; gösterilen adreste no:30 olmadığından tebligat mazbatasının yapıştırılamadığı ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre işlem yapıldığı görülmüşse de, yapılan tebligatta tebliğ evrakının bir nüshasının binanın kapısına asılamadığı açıkça belirtildiğinden yapılan tebligatın bu hali ile şeklen Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğunun anlaşıldığı, o halde, İlk Derece Mahkemesi’nce, satış ilanı tebliği usulsüz olup borçlunun ihaleden daha önceden haberdar olduğuna dair bir bilgi de bulunmadığından, şikayetin sürede olduğunun kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-