Tebligatın usulsüz olması halinde, muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise, muteber sayılacağı- Borçlunun, satış dosyasının fotokopisini almasıyla tebliğ işleminden ve (makul süre önce de ihaleden) haberdar olduğu-
Borçluya, satış ilânının; "Emek Mah. Y. S. Cad. No:21/5 Akdağmadeni/Yozgat" adresinde, "muhatap tevziat saatinde adreste bulunmadığından adreste muhatapla birlikte sürekli olarak ikamet eden ehliyetli ve reşit kardeşi ........ imzasına tebliğ edildi." şerhi ile 20.06.2015 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, yasal düzenleme ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, yapılan tebligat şeklen usulüne uygun olsa da, tebliği alan kişiye, aynı takip dosyasından yapılan 26.06.2015 tarihli satış ilanı tebliğ işleminin incelenmesinde; adı geçenin tebliğ adresinin; "Emek Mah. Y. S. Cad. No:19/9 Akdağmadeni/Yozgat" olduğu, dolayısıyla borçlu ile kardeşinin aynı konutta oturmadığı anlaşıldığından, tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi gereğince usulsüz olduğu-
Satış ilanı tebliğ edilecek ilgililerin satış kararının verildiği tarih itibariyle belirleneceği- İhalenin feshi isteminin aktif husumet yokluğu nedeniyle ve işin esasına girilmeden reddi gerektiğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmemesi gerektiği-
K. takdir raporu ve satış ilanı tebliğ tarihlerinde satış ilanının tebliğ edildiği kişinin temsil yetkisinin satış ilanı tebliğinden önce sona ermiş olduğu anlaşılmakla, borçlu şirkete yapılan kıymet takdiri ile satış ilanı tebliğ işlemi usulsüz olup ihalenin feshi gerekeceği-
Şikayetçinin yurt dışı adresine Berlin Başkonsolosluğu aracılığıyla 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 25/a maddesine göre tebligat çıkartıldığının görüldüğü, Berlin Başkonsolosluğu'nun cevabi yazısında, bildirim formunun iadeli taahhütlü postayla gönderildiği ancak evde bulunmayan adı geçene posta idaresi tarafından mektubu bir hafta içinde postanaden almasını teminen yazılı davet bırakıldığının, süresi içinde alınmayan mektubun Başkonsolosluğa iade edildiğinin bildirildiği, şikayetçiye gönderilen bildirim formunun, tebliğ konusu, tebliğin hangi mercii tarafından çıkarıldığı bilgilerini içermediği ayrıca şikayetçinin imzasının da alınmadığı evrakın posta kutusuna bırakıldığı ve süresinde alınmadığından "süre doldu alınmadı" notu ile iade edildiği görüldüğünden satış ilanı tebligatının, Tebligat Kanunu'nun 25/a maddesi ve Tebligat Kanunu Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmadığından usulsüz olduğu-
Borçlunun bilinen adresine daha önceden tebligat yapılmış olup, söz konusu adresin tebligata elverişli olmadığı tebliğ memurunca araştırılıp tespit edilmeden söz konusu adres mernis adresi de olsa doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre işlem yapılamayacağı gibi, tebligatta "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair meşruhat bulunmadığından tebliğ işleminin TK'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliğinin 30.maddesine göre yapılması gerekirken dağıtıcının kendiliğinden TK'nun 21/2.maddesine göre işlem yapmasının kanuna aykırı olduğu-
Borçlunun bilinen adresine daha önceden tebligat yapılmış olup, söz konusu adresin tebligata elverişli olmadığı tebliğ memurunca araştırılıp tespit edilmeden söz konusu adres mernis adresi de olsa doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre işlem yapılamayacağı gibi, tebligatta "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair meşruhat bulunmadığından tebliğ işleminin TK.'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliğinin 30.maddesine göre yapılması gerekirken dağıtıcının kendiliğinden TK'nun 21/2. maddesine göre işlem yapmasının kanuna aykırı olduğu-
Satış ilanının şikayetçiye 13.10.2015 tarihinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ edildiğinin görüldüğü, borçlunun bilinen adresine daha önceden tebligat yapılmış olup, söz konusu adresin tebligata elverişli olmadığı tebliğ memurunca araştırılıp tespit edilmeden söz konusu adres mernis adresi de olsa doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre işlem yapılamayacağı gibi, tebligatta "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması"na dair meşruhat bulunmadığından tebliğ işleminin TK'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesine göre yapılması gerekirken dağıtıcının kendiliğinden TK'nun 21/2. maddesine göre işlem yapmasının kanuna aykırı olduğu-
Satış ilanı tebliğ işleminin, “Muhatabın adresi geçici kapalı olup Adana'ya gittiği imzadan imtina eden komşusu ve köy azası ....... dan öğrenildi. Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince Mahalle-Köy azası .... ... tebliğ edilip adresin kapısına 2 nolu örnek yapıştırılarak imzadan imtina eden komşusu ve köy azası .... ... haber verildi.” şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istendiği, ancak; muhatabın tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmediği, dolayısıyla yapılan tebligatın usulsüz olduğu-
Tebliğ memuru, muhatabın adreste bulunmama sebebini, borçlunun adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmeden "şehir dışında" açıklaması ile yetinerek muhtara tebliğ ve 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması ile tebliğ işlemini tamamladığından, anılan tebligatların usulsüz olduğu- İİK'nun 127. maddesi gereğince; taşınmazın hissedarı olan şikayetçilere satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-