"Tapu sicilindeki ilgililer" kapsamına tapu sicilinde tescil edilmemiş mülkiyet veya sınırlı ayni hak sahipleri girmeyeceği- İhalenin feshini talep edebilecek kişilerin, satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler olduğu- İhalenin feshini isteyebilecek olanlardan “tapu sicilinde ilgili” kişilerin saptanmasında ihale tarihinin esas alınacağı- Satış ilanı tebliğ edilecek ilgililer ise satış kararının verildiği tarih itibariyle belirleneceğinden, bu tarihten sonra tapuya haciz koyduranın "ilgili" sıfatı kazanacağı ancak, satış ilanının ona tebliğinin gerekmediği- İhale konusu taşınmazın tapu kaydında, ihale tarihinden önce tapuda lehine haciz şerhi mevcut olan şikayetçinin "tapu sicilindeki ilgili" sıfatıyla ihalenin feshini isteyebileceği-
Şikayetçi borçlu adına çıkarılan satış ilanının “Adreste aynı konutta oturan eşi ... imzasına tebliğ edildi” açıklaması ile Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre tebliğ edildiğinin ancak tebliğ memurunca muhatabın o sırada orada bulunmadığının belirlenmediğinin görüldüğü, buna göre muhatabın adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta beraber oturan kişiye yapılan tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine aykırı olmakla usulsüz olduğu-
Borçlu ... adına çıkarılan satış ilanının, “Gösterilen adreste muhatabın kendi imzasına tebliğ ettim.” şerhiyle “B.... K..........” isim ve imzasına tebliğ edildiği, evrakın borçluya tebliğ edildiği belirtilmesine rağmen borçlunun imzasının alınmadığının anlaşıldığı, bu hali ile yapılan tebligatın, yasa hükümlerine aykırı olup usulsüz olduğu-
Borçlu şirkete yapılan satış ilanına ilişkin tebligat; "tüzel kişiliğin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması inşaatta olması sebebiyle daimi amiri ... imzasına tebliğ edilmiştir" şerhi ile tebliğ edilmişse de, tebliğ işlemi sırasında, tebligatı alan şahsın şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan tebligat yapıldığının, buna göre Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen sıra nazara alındığında satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunun görüldüğü, anılan tebligat, Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ile Yönetmeliğin 21. maddesi hükümlerine aykırı olup usulsüz olduğu-
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi’nce borçlular vekiline yapılan satış ilanı tebligatının mevcut olmadığı belirtilerek ihalenin feshine karar verilmiş ise de; Dairemizin ......... tarihli eksiklik talep yazısı üzerine ilgili mahkemece gönderilen tebligat mazbatasının incelenmesinde, borçlular vekili Av. ... adına çıkartılan satış ilanı tebligatının ......... tarihinde tebliğ edildiğinin, şikayet dilekçesinde bu tebligata yönelik bir usulsüz tebliğ iddiasının bulunmadığının anlaşıldığı, o halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce; satış ilanının borçlular vekiline tebliğ edildiği nazara alınarak, şikayetçi borçluların sair istinaf sebepleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi borçlu şirketin ticaret sicil adresine TK'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, bu adrese gönderilen tebligatın, adresin kapalı olması ya da muhatabın adresten taşınmış olması şerhi ile tebliğ edilemeden iade edilmesinin zorunlu olduğu, şikayete konu tebligat tarihinden önce, borçlu şirketin ticaret sicil adresine çıkarılıp tebliğ edilmeden iade edilen tebligatın; "muhatap firma tanınmıyor" şerhi ile iadesi usulsüz olup, bu tebligat esas alınarak TK'nun 35/4. maddesine göre yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı-
Asıl takip dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinde, diğer borçlunun alacak ve haklarının haczi amacıyla şikayetçi borçluya çıkarılan haciz ihbarnamesine borçlunun temyize konu dosyayı da vekil sıfatı ile takip eden vekili tarafından ......... tarihinde vekaletname sunularak itiraz edildiği, hem itiraz evrakının hem de vekaletnamenin UYAP ortamında kayıtlı olduğu, bu nedenle alacaklının borçlunun vekille temsil edildiğinden haberdar olduğunun kabulü gerekeceği, vekilin azledildiğine veya istifa ettiğine dair dosya içerisinde herhangi bir kayıt bulunmadığının görüldüğü, bu durumda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince, satış ilanının, şikayetçi borçlunun vekiline tebliği gerekeceği, emredici nitelikteki düzenlemelerden kaynaklanan yasal zorunluluğa aykırı olarak, vekili varken asile gönderilen satış ilanı tebligatının yok hükmünde olup sonuç doğurmayacağı, şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının da sonuca etkili olmadığı-
Mahkemece yerinde bir gerekçe ile satış ilanının borçlu vekili olarak Av. .......'a tebliğ edildiği anılan tebligatın usulüne uygun olduğu kabul edildiğine ve adı geçen borçlunun ileri sürdüğü diğer fesih sebepleri de yerinde görülmediğine göre borçlunun ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Murisin anılan dava konusu takip dosyalarının alacaklısı olduğu, bu durumda İİK'nun 134. maddesinde belirlenen "tapudaki ilgili" sıfatı bulunduğundan ihalenin feshini istemeye hakkı olduğunun ve aynı Kanun'un 127. maddesi gereğince, satış ilanının bir suretinin tebliği gereken alakadarlardan olduğunun kabulü gerekeceği- Dosya alacaklısı murisin talimatın gönderilmesinden sonra ölmesine rağmen satış ilanının dosya alacaklısının vekiline tebliğ edildiğinin görüldüğü, takip alacaklısının satış kararının verildiği tarihten önce vefatı nedeniyle vekil ile olan vekalet sözleşmesi kendiliğinden sona erdiğinden, haciz alacaklısı şikayetçi üçüncü kişilere satış ilanı tebliğ edilmediği için ilk derece mahkemesinin şikayetin kabulü ile ihalenin feshine yönelik kararının yerinde olduğu-
Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini isteme hakkının, sadece usulüne uygun tebligat yapılmayan ilgilisi olduğu- Borçlu şirkete ve kayyım olarak atanan avukata elektronik tebligat yolu ile yapılan tebliğin usulüne uygun olduğu-