Erken tahliye halinde kural olarak TBK. 325. maddesine göre kiracının anahtar teslim tarihine kadar kira bedelinden anahtar teslim tarihinden itibaren ise kiralananın aynı şartlarda kiraya verileceği makul süre kira bedeli ile sorumlu olduğu, bununla birlikte TBK.112 (Borçlar Kanunun 96. ) göndermesi ile aynı kanunun TBK. 52 (BK. 44) maddesi uyarınca, davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapmak durumunda olduğu, bu durumda davacının zararının, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibaret olduğu-
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde kiralananın apartman giderlerinin kiracıya ait olduğunun belirlendiği ve kiracıya üç ay önceden tek yanlı fesih ihbarla kira sözleşmesini sona erdirme hakkı tanındığı, bu itibarla tarafların yeniden kiraya verme süresini üç ay ile sınırlandırdığının kabulü gerektiğinden, tahliye tarihinden itibaren üç aylık makul süre içerisinde davalı kiracının aidat bedelinden de sorumlu olduğu-
Taraflar arasında geçerli olan sözleşme 08/09/2010 imza tarihli 01/10/2010 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi olup sözleşmenin kiralananın durumu başlıklı bölümün 2 maddesinde “Kiracının Kiralayana 2 ay önceden yazılı olarak bildirimle Kira sözleşmesinin sona ereceğini taraflar beyan, kabul ve taahhüt ederler.” şeklindeki fesih şartının geçerli olup tarafları bağlayacağı-
Kira süresi sona ermeden sözleşmeyi tek taraflı fesheden kiracının hukuken kira süresi sonuna kadar kira borçlarından sorumlu olacağı ancak açacağı dava ile kiralayanın kiralananı aynı koşullarda yeniden kiraya verebileceği makul sürenin dışında kalan miktarın iadesini talep edebileceği, ayrıca dava kira karşılığı olarak verilen senet nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti (menfi tespit) olduğuna göre uyuşmazlığın bu dava içerisinde çözümlenmesi gerektiği-
Kira bedelinin zamanında ödenmemesi durumunda sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların TBK. mad. 346 uyarınca geçersiz olduğu; ancak kiracının tacir olması durumunda hakkında TBK. mad. 346 'nın 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı- Sözleşmedeki artış şartının TBK. mad. 344 tacirler hakkında 8 yıl süreyle uygulanmayacağından kiracının tacir olması halinde geçerli olduğu; kiracının tacir olmaması halinde sözleşmedeki kira bedelinde artışın TBK. mad. 344 dikkate alınarak yapılması gerektiği-
Kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemi-
Erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan 1.5 aylık kira alacağının tahsili istemi-
Kira alacağı, elektrik ve su tüketim bedeli, hor kullanma tazminatı ve erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira alacağının tahsili istemi-
818 sayılı TBK'nın 325.maddesinde ''iş sahibi işi kabulde temerrüt ederse, işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti isteyebilir.Şu kadar ki, işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer bir işle kazandığı ve kazanmaktan kasten feragat eylediği şeyi mahsup ettirmeye mecburdur.'' hükmüne yer verilmiş olup, bu maddeye göre, somut olayda taraflar arasında imzalanan ancak davalı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedilen mali müşavirlik ve muhasebecilik sözleşmesinin feshinden itibaren davacının sözleşme süresi sonuna kadar başka işlerden elde edebileceği kazanç nazara alınarak, hak ve nefaset ilkeleri doğrultusunda hesaplanan alacaktan makul oranda indirim yapılıp yapılmayacağı hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Erken tahliye nedeniyle makul süre kira alacağı ve hor kullanma tazminatı istemiyle açılan davada, mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülmesi gerektiği- Konusunda uzman bilirkişi marifetiyle demirbaş listesine konu malzemelerin mahallinde keşif yapılarak denetime elverişli rapor alınması ve gerçek zararın belirtilen şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesinin gerektiği-