Talep sonucu anlaşılabilir şekilde ortaya koymamış olan davacıya taleplerinin açıklattırılması gerektiği-
Ortak mirasbırakan...’un satış yetkisini içeren vekaletname verdiği davalının mirasbırakana ait 8 parsel sayılı taşınmazını ...'e temlik ettiğini, ...’ün de ...’a devrettiğini, bu taşınmazın satışından elde edilen gelirin hiçbir zaman mirasbırakanın mal varlığı içerisine girmediğini, vekaletnameyi verdiği tarihte mirasbırakanın 80 yaşında ve bir çok hastalığı olduğunu, akıl zayıflığı nedeniyle sağlıklı karar veremediğini ileri sürerek, taşınmaz değerinin davalıdan tahsiline-
HMK.'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde, tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa "yemin teklifinde bulunma hakkı"nı hatırlatamayacağı-
Davacının devremülkün kullanılmamasından kaynaklı zarar tazminin mi yoksa sözleşmenin iptalinin mi talep edildiği anlaşılmadığından, hakim tarafından öncelikle davacının talep sonucu açıklattırılması ve daha sonra HMK. mad. 194 gereğince tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların somutlaştırılmasının istenilmesi gerektiği-
Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi-
HMK. mad. 194 gereğince, somutlaştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesi için, HMK.''nun 90 ve 94. maddeleri kapsamında hakim tarafından ilk defa verilen ve kesin olduğu ara kararda belirtilmeyen sürenin, kesin sürenin sonuçlarını doğurmayacağı- Dava dilekçesinde tarafın yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın, taraf değişikliği talebini kabul edebileceği- Kabul edilebilir yanılgı sebebi ile taraf değişikliği talebinin kabul edilmiş olması halinde, bu işlem yeni bir dava dilekçesi verilmesini gerektirmeyip, düzeltme dilekçesinin verilmesi ve dava dilekçesi ile birlikte anılan dilekçenin taraflara tebliğinin yeterli oldğuu, davalı şirketin isim ve unvanındaki değişikliği içeren yeni bir dava dilekçesinin verilmemesi sebebi ile davanın usulden reddedilmesinin hatalı olacağı- 
Somutlaştırma yükünün, dava açılırken veya cevap dilekçesi verilirken iddia ve savunmanın dayandırıldığı vakıaların ve hangi vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin belirtilmemiş olması halinde söz konusu olacağı- Boşanma davasında gösterilen tanıkların, dava dilekçesinde yer alan vakıalar konusunda dinletilmek istendiği açık ise, gerekmediği halde, "hangi tanığın hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini belirtmesinin" istenmesi ve bu yönde açıklamada bulunması için süre verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, gösterilen tanıkların usulünce dinlenerek karar verilmesi gerekeceği-
Fazla çalışma ücreti alacağının ödetilmesine ilişkin davada, davacının talebinin sadece fazla çalışma ücreti olduğu; davacı vekili dava dilekçesinde işçinin hizmet süresini, ücretini ve saatlerini de belirterek üç vardiya halinde çalışıldığını, gece vardiayasında yedi buçuk saati aşan çalışmaları bulunduğunu, vardiya sonrasında da çalışmaya devam edildiğinden fazla çalışma yapıldığını bildirerek bu iddialarını tanık delili ispat edeceğini açıkça bildirmiş ve mahkemenin verdiği süre içresinde de bu konudaki tanıkların isim ve adreslerini dilekeçsi ile açıkladığı; bu durumda davacının vakıalarını gösterdiği, bu bunların hangi, delillerle bağlantılı olduğunu da açıkladığına göre artık 6100 sayılı Kanun'un 119 ve 194 maddeleri kapsamında somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceği ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Tapu kaydında "aile konutu şerhi" bulunmayan taşınmaz üzerine konulan ipoteğin TMK' nun 194 ve 1023. maddeleri uyarınca geçerli olup olmadığını belirlenmesi için, aile konutu üzerinde tasarruf işlemi yapılan kişi yada kişilerin iyi niyetinin her somut olaya göre değerlendirilmesi gerekeceği ;tapuda aile konutu şerhi olmasa da bunu bilebilecek durumda olan veya bilen kişinin iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği lehine hak oluşturan kişin iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği-
Davalı bankanın takibe konu yaptığı alacağının dayanağı kambiyo senedi olup, banka bu senedin kredi borcu için verildiğini savunduğundan, davacı yanın bu senedin kendi imzasını taşıyan kredi sözleşmesinin kefaletinin teminatı olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • kayıt gösteriliyor