3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmünde öngörülen hak düşürücü sürenin uygulanmasında da murisin ölüm tarihi büyük önem taşır. Anılan yasal düzenlemede, kadastro tespit tutanağında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve dava açılamayacağı-
Davaya muvafakatin, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabileceği, bu şekilde ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanunu’nun 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için süre verileceği, dava hakkına ilişkin olan bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınmasının gerekeceği-
Murisin temlik tarihi itibariyle ehliyetsiz olduğunun saptanması halinde davanın kabulüne, hukuki ehliyete haiz olduğunun saptanması halinde ise diğer iddianın üzerinde durularak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyetin söz konusu olduğu, murisin dava dışı mirasçısının bulunmadığı, bu nedenle davaya katılmayan mirasçının olurunun alınması yada miras şirketine atanacak bir temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekeceği-
Dava, üçüncü kişi ile mirasçılar arasında değil, kök muris mirasçılarının kendi arasında olduğundan; böyle bir durumda miras ortaklığına temsilci atanmasına lüzum bulunmadığı-
Elbirliği mülkiyetinde tüm mirasçıların beraber hareket etmeleri gerektiği bu mümkün olmadığında ise terekeye bir temsilci atanması gerekeceği-
Elbirliği mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olup oybirliği aranmayacağı mirasçılar arasında görülen böyle bir davada sadece kendi payı yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunabileceği-
Kiralanan tapuda elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan, elbirliği mülkiyetine konu taşınmazda tüm mirasçıların birlikte takip yapması, davayı da birlikte açması gerekeceği-Davadaki eksiklik sonradan giderilebilirse de icra takibindeki eksiklik sonradan giderilemeyeceğinden bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulması, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiğinin saptanılması, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlığın M.K.nun müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesinin gerekeceği-