Miras ortaklığının mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara ait olduğu, tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız paylarının mevcut olmadığı, miras ortaklığını oluşturan mirasçıların, terekedeki malvarlığı değerleri üzerinde elbirliği halinde mülkiyet hükümleri gereğince malik oldukları için, kural olarak tek başlarına veya birkaçı birlikte hareketle terekeye dahil hakkın biri üzerinde tasarrufta bulunamayacakları- 
Davada belirtilen taşınmazlar dışındaki çekişmeli taşınmazlar belli olduğundan; anılan taşınmazlar yönünden HMK. mad. 119/2'nin uygulanma olanağı olmadığı- Davada, terekeye iade istendiğine göre, davada yer almayan ortakların olurlarının alınması ya da miras şirketine TMK mad. 640 uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile yargılamanın sürdürülmesi; ondan sonra belirtilen taşınmazlar bakımından işin esasının incelenmesinin gerektiği-
“Mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması, aksi halde TMK. mad. 640' a göre terekeye temsilci atandıktan ve yargılamaya katıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği”ne işaret eden bozma ilamı doğrultusunda taraf teşkili sağlandıktan sonra, benimsenen bilirkişi raporuna göre; eksik işlerin karşılanması için davalıya ait bağımsız bölümün satışına izin verilmesine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Tereke adına ileri sürülen istekler bakımından el birliği halinde mülkiyet söz konusu olduğu, mülkiyetin bu özelliği itibariyle mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, bir kısım mirasçılar tarafından miras payları oranında açılan davaların dinlenebilme olanağının olmadığı- Anılan husus kamu düzeniyle ilgili olup, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği-
Borçlunun mirasçılarından her birinin borçlu sıfatıyla İİK’nun 134/2. maddesi gereğince şikayet yoluyla ihalenin feshini talep etmek hakkına sahip olduğu-
Mirasçılardan birinin istemi üzerine terekeye temsilci atanması isteklerinde yetkili mahkemenin mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi olacağı-
Dava dışı mirasçıların olurlarının alınması ya da miras şirketine MK.’ nun 640.maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulmasının hükmün bu nedenle bozulmasına neden olacağı-
Terekeye ait haklar üzerinde tasarruf söz konusu ise, ortakların oybirliği ile karar vermeleri Medeni Kanunun 702/2.maddesinin açık hükmü gereği olduğu, taksimi mümkün olmayan taleplerin ancak ortakların tümü tarafından açılacak bir dava yoluyla ileri sürülebileceği, miras bırakana teban açılan tapu iptali ve tescil davalarında elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olması nedeniyle tüm ortakların birlikte hareket etmeleri gerekeceği-
Terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve elatmanın önlenmesi gibi davaların dışında ehliyetsizlik, vekalet görevinin kötüye kullanılması vs. gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları; mirasçılardan birisinin ya da birkaçının terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların davaya muvafakatlerinin sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği-
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekeceği-