Ortaklığın giderilmesi davalarının niteliği gereği tapu kaydındaki maliklerin tamamının adreslerinin davacı tarafından tespit edilmesi mümkün olmadığından bu tür davalarda kimlik bilgileri tespit edilmeyen kişiler yönünden kök tapu kaydındaki edinme sebebini gösteren resmi senet, mirasçılık belgesi, mahkeme kararı ve sair kayıtlardan kimlik ve adres bilgilerine ulaşılabileceğinden, Tapu Müdürlüğünden sorularak maliklerin kimlik ve adreslerinin tespiti, kök tapu kaydının edinme sebebine ilişkin kayıtlar ve tapulama tespit tutanağı getirtilerek ve yine kimlik bilgilerinin bulunabileceği resmi ve özel kurumlardan kimlik ve adres bilgilerinin tespitine ilişkin araştırma yapılarak, buradan da netice alınmaması halinde kolluk vasıtasıyla araştırma yapılarak, tüm araştırmalara rağmen, kimliği tespit edilemeyen davalılar yönünden 3561 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca kayyım tayini gerekip gerekmediği değerlendirilerek ve kimlik bilgisine ulaşılan davalıların ise adrese dayalı kayıt sisteminden adreslerinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Ortaklığın giderilmesi davalarının niteliği ve davacı tarafın yargılamayı uzatmak yönünde bir niyetinin de bulunmadığı gözetilerek, mahkemece, HMK’nın 124. maddesi uyarınca davacıya dava konusu taşınmazların maliklerinin veya mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilmesi, bu süre içinde eksikliğin tamamlanması halinde davanın esastan incelenmesi, tamamlanmaması halinde davanın HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerekeceği-
Mirasbırakanın, dava konusu parseldeki payları davalılara satış suretiyle temlik ettiği, davalının bir parseldeki 1/2 payını diğer davalıya sattığı, satış sırasında gösterilen bedellerle taşınmazların gerçek değerleri arasında açık fark bulunup, mirasbırakanın satma ihtiyacını gösteren makul bir neden bulunmadığı halde malvarlığını elden çıkardığı, dava konusu taşınmazların terekede önemli bir yer tuttuğu, mirasbırakanla davalıların ilişkilerinin daha yakın olduğu saptanmak suretiyle mahkemece muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil istemli davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı-
Mirasçılardan biri olan davacının terekeye dâhil bir mal için üçüncü kişilere karşı tek başlarına dava açma sıfat ve yetkisi bulunmadığından davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekeceği-
Tereke temsilcisi ile ilgili eksikliğin giderilmesi ve gerekirse terekeye bir başka kişinin temsilci olarak atanarak, ondan sonra işin esasına girilip inceleme ve araştırmanın yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Miras ortaklığına temsilci atanması davasında; davaya mirasçıların tamamının katılımının sağlanması gerekeceği-
Tereke temsilcisi mirasçıların oluşturduğu ortaklığı temsil edeceğine göre, bu davada husumetin mirasçıların tamamına yöneltilmesi için davacıya süre verilmesi gerekeceği, yöneltilmesi ve davalıların göstermeleri halinde delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekeceği, bu yapılmadan mirasçı olmayan kişilerin huzuruyla davanın görülmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı-
Dava tarihinde hukuken taraf ehliyeti bulunan kişi adına, ehliyetsizliğinden bahisle evladı tarafından, kendisi taraf gösterilerek baba adına tescil isteği ile açılan tapu iptal ve tescil davasında, yargılama sırasında babanın ölmüş olması nedeniyle diğer mirasçıların davaya dahil edilmeleri veya TMK' nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması suretiyle davaya devam edilebileceği-
Tapu kaydının düzeltilmesi davasının çekişmesiz yargı niteliğinde olacağı ve sulh hukuk mahkemesinde görüleceği-