Borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinin gerektiği- Trafik kazasından (haksız fiilden) kaynaklanan davalarda, borcun doğum tarihi olarak, davalı borçlu aleyhine trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasının açıldığı tarihin değil, kaza tarihinin esas alınması gerektiği-
Davacı ve birleştirilen davacılar murisi aleyhine ............... Asliye Ticaret Mahkemesinde tazminat istemiyle açılan davanın murisin ölümü ile davacı ve birleştirilen davacılar tarafından takip edilerek davanın reddinin istenmesinin, yargılama sırasında savunma ve delil ileri sürülmesinin mirasçıların terekenin korunmasına yönelik çabalar olduğu, açıklanan hususların terekenin benimsenmesi olarak kabul edilemeyeceği- Bir kısım davacıların teminat mektuplarının iadesini talep etmelerinin, kendilerine teminat mektubundan kaynaklanan bir yarar sağlamayacağı dikkate alındığında terekenin benimsenmiş olduğunu göstermeyeceği-
Davacıların murisi ...........’un ölüm tarihinden sonra muris adına kayıtlı taşınmazların .......... tarihli intikal işlemi ile davacı mirasçıların da aralarında bulunduğu ............. mirasçıları adına intikal edildiği anlaşıldığından, mahkemece, intikal işleminin mirasçıların istemi ile olup olmadığı tespit edildikten sonra bu hususun davacıların terekeyi benimsemesi anlamına gelip gelmeyeceği noktasında değerlendirme yapılması gerekeceği-
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği- Tasarrufun iptali davasında, davalı borçlu tarafından “mirasın gerçek reddi talepli” dava açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği, ancak henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, bu dosyanın kesinleşmesi beklenerek, mirasın hükmen reddi kararının kesinleşmesi halinde TMK 612. maddesine göre terekenin tasfiyesinin sağlanması için Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tasfiye memuru atanması ve tasfiyenin yapılması için bekletici mesele yapılması, ayrıca mahkemece tasfiye memuruna gerekli tebligatlar yapılması ve eldeki davada taraf teşkili sağlanarak karar verilmesi gerektiği-
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden mirasçı davacının, murise ait borç için yapılandırma taahhüdünde bulunduğu, ardından ............. ile ............. tarihleri arasında .............. TL ödeme yaptığı anlaşıldığından, davacının terekeyi benimsediğinin kabulü gerekeceği, Türk Medeni Kanunu'nun 610/2. maddesi gereğince, mirasçı olarak tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçının mirası reddedemeyeceği-
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında belirtilen hususlar tek tek tespit edilmediğinden dosyadaki mevcut bilgilerle karar verilmesi eksik araştırmaya dayalı olmakla birlikte, ........... Turizm Lokantacılık Ltd. Şti.’nin tüm ticari defter ve kayıtlarının incelenerek murisin varsa hissesi ile hissesine düşen aktif ve pasifin belirlenmesi gerekeceği- 4721 sayılı TMK’nın 610. maddesine dayalı olarak şirket hisselerinin veya malvarlığının mirasçılar tarafından tasarruf edilip edilmediğinin belirlenmesi amacıyla alanında uzman bilirkişiler tarafından bilirkişi incelemesinin yapılması gerekirken eksik inceleme sonucu verilen kararın doğru olmadığı-
Mirasın reddi davası ile davacıların borçlu sıfatı ile ödediklerinin istirdadı davasının niteliği gereği birlikte görülme olanağının bulunmadığı, bu nedenle davalı banka tarafından fazladan alınan paranın iadesine ilişkin dosyanın ayrılarak, mirasın hükmen reddi davasının kesinleşmesinin beklenmesi, daha sonra işin esasına yönelik inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
TMK m. 605 vd uyarınca borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinin gerektiği ve bu durumda, mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesinin sağlanması, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunması gerektiği, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulamayacağı- TBK m. 19 gereğince açılan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasında, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine açılan dava sonucu beklenerek alacağın kesinleşmesi halinde, borçlu tarafından diğer davalı üçüncü kişiye satışı yapılan dava konusu bağımsız bölümün dava dışı bir dördüncü kişiye devredildiği anlaşıldığından, dava dışı dördüncü kişinin de davaya dahil edilip, taraf teşkilinin sağlanması ve mevcut delillerin TBK'nun 19 maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Mirasın gerçek reddine ilişkin eldeki davada, mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin dilekçe sulh hakimine ulaştıktan sonra, davacının ayrıca duruşmaya gelmesine ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığı halde; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesi gereğince "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mirasın hükmen reddin tespiti isteği-
