3. HD. 10.11.2016 T. E: 2015/15431, K: 12716-
Tüpgaz zorunlu mesuliyet sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, davalı tarafından düzenlenen sigorta poliçesi ile kişi başına ölüm teminat limiti olarak 40.000,00 TL gösterilmiş olup, bu sınırın arttırıldığına ilişkin iddia değerlendirilip belirlenmişse yeni limitle sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği-
Kambiyo senedi niteliği bulunmayan senet ile başlatılıp kesinleşen takipte, İİK. mad. 71/2 gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde işleyecek zamanaşımı süresinin 6762 s. TTK. mad. 726 uyarınca hesaplanamayacağı; uygulanması gereken zamanaşımı süresinin, TBK. mad. 146 uyarınca 10 yıl olduğu-
davalı X vekilinin yetki itirazının haksız fiilden doğan davalarda yetki kuralı gereğince kabul göremeyeceği- Zamanaşımı itirazının ise, 10 yıllık zamanaşımına tabi olması nedeniyle yerinde olmadığı - Davanın şubesi yerine merkeze karşı da açılabileceği, davalı banka çalışanı A'nın davacının imzası yerine kendi imzasını atarak davacı hesabından 7 adet dekontla 16.089,00 TL para çektiğinin adli tıp raporu ve ceza yargılaması neticesinde kesinleştiği- Davacının 19/06/2007 tarihli müfettiş ifadesinde alacağını talep etmesi karşısında davacıdan alınan ibranamenin hükümsüz olduğu- Davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu-
Katılma alacağında zamanaşımı süresinin TMK'nun 178. maddesi uyarınca belirlenemeyeceği, katılma alacağı kanundan doğan bir (parasal) alacak hakkı olup, doğumuyla birlikte temlik edilebileceği, haczedilebileceği ve rehnedilebileceği, katılma alacağında zamanaşımı süresinin -TBK m. 146 (BK. mad. 125) uyarınca- on (10) yıl olarak uygulanması gerektiği- Tarafların 1984 tarihinde evlendikleri, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mallar nedeniyle katılma alacağına ilişkin davada, 2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabul edilerek 2009 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, ıslah tarihi olan 19.10.2011 tarihi itibariyle, Kanunda öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin geçmediğinin kabul edilmesi gerektiği-
TBK. mad. 149/1.maddesine göre, zamanaşımının, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı; ve TBK. mad. 153/3. uyarınca, evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamayacağı, başlamışsa da duracağı- Boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlayan on yıllık zamanaşımı süresi, temyize konu davanın açıldığı tarih itibarıyla henüz dolmadığından, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak taraf delillerine göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği-
Borçlu, itirazında; "çek bedelini elden ödedim" beyanı ile takibe konu borcu kabul edip, itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre borcu ödediğini İİK'nun 68/1-2. maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak zorunda olduğu-
Borçlunun, itirazında; "çek bedelini elden ödedim" beyanı ile takibe konu borcu kabul edip, itirazını ödeme olgusuna dayandırdığına göre borcu ödediğini İİK'nun 68/1-2. maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak zorunda olduğu-
Mahkemece; sözleşme veya sözleşme benzeri ilişki olduğu takdirde, alacağın TBK'nın 146. (BK'nın 125) maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı göz önünde bulundurularak; davalının zamanaşımı def'i reddedilip, işin esasına girilmesi, ardından tüm taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Yargıtay bozma ilamına karşı karar düzeltme imkanı tanımadan bozma ilamına uyularak karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
