Mal beyanında bulunmama suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararına konu teşkil eden borcun ödenmesinden sonra, alacaklı ve vekili-nin mahkumiyet kararını –durumu İcra Ceza Mahkemesine bildirip– ortadan kaldırmayarak borçlunun yurda girişte ve çıkışta sıkıntı çekmesine neden olması halinde, alacaklı ve vekili aleyhine –MK.24 BK.49 (şimdi; TBK. mad. 58) uyarınca– manevi tazminata hükmedilmesi gerekir mi?–
Türban (başörtüsü) ile derse alınmayan öğrencinin, bu eyleme da-yanarak «kişisel haklarına saldırıda bulunulmuş olduğunu» ileri sürerek tazminat davası açamayacağı–
Eleştiri amaç ve sınırını aşan yazıların gerçeği yansıtsa bile yazıda kullanılan dil, ifade ve üslubun davacıyı küçük düşürmek, ona hakaret etmek amacına yönelik bulunması, davacının kişilik değerlerine saldırı niteliğinde bulunması halinde, davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerekeceği–
İdare mahkemelerine verilen «iptal» ya da «yürütmeyi durdurma» kararların yerine getirilmemesinin, bu kararı yerine getirmeyen görevli (alınan kararda imzası bulunan kişiler) için «ağır kusur» sayılacağı ve bu nedenle aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği –İdari işlemin (belediye encümen kararının) uygulanmasından zarar gören kişilerin adli yargıda değil idari yargıda tazminat davası açabileceği–
Resmi nikah olmaksızın bir erkekle birlikte yaşayan (evli olduğunu bildiği halde, bir erkekle birlikte yaşayan) kadın, erkeğin kendisi ile evlenmemesi, kendisini evden uzaklaştırması halinde, erkekten «kişilik haklarının ihlâl edildiği» iddiasıyla, manevi tazminat isteyebilir mi?–
Gerçek kişiler gibi, tüzel kişilerin de «kişilik haklarına saldırıda bu- lunulması halinde» manevi tazminat isteyebilecekleri–
İdari bir makamın talebi üzerine, davacının bilimsel alandaki yeterliliği konusundaki durumunu belirtmek amacı ile yazılan raporda yer alan «dağınık, dikkatsiz, güvenilmez, temiz çalışmasını öğrenememiş...» şeklindeki nitelendirmelerin, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği–