Davalının, üçüncü kişi olan diğer davalıya borcuna karşılık dava konusu taşınmazı vekâleten bedelsiz olduğu hâlde satış göstermek suretiyle vekâlet görevini kötüye kullanarak devrettiği; bu şekilde vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözetmediği ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı - Üçüncü kişinin, taşınmazın vekile ait olmadığını bildiği ve vekilden olan şahsi alacağına karşılık mahsuplaşmak suretiyle edindiğinden bedel ödenmediği nazara alındığında iyiniyetli olmadığı bu nedenle üçüncü kişi ile vekilin çıkar ve işbirliği içerisinde birlikte hareket ettiklerinin kabulü gerektiği-
Somut olayda, taşınmaz sık aralıklarla el değiştirmiş olup davalı şirket tarafından ödeme belgesi olarak dayanılan dekonttan paranın ilk el olan davalıya niçin ödendiği belirlenemediğinden emlakçılık yapan davalının ceza yargılamasında sanık sıfatıyla alınan beyanında taşınmaz bedeli davalı şirket tarafından tamamen ödenmediği için davacıya ödeme yapmadıklarını ifade ettiği, davalıların beyanlarından birbirlerini tanıdıklarının anlaşıldığı gibi davacı tanığının beyanından da anlaşıldığı üzere davalı şirketin taşınmazı vekili olan alacaklarına mahsuben alma niyeti ile hareket ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin de diğer davalılar ile birlikte hareket ederek davacıyı zararlandırdığı, taşınmazı ediniminin iyiniyetli olmadığı, böylelikle TMK'nın 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı-
Dava, ipoteğin fekki ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin iptal istemine ilişkindir...
Özel Hastane ve doktorun uyguladığı tedavi nedeniyle maddi manevi tazminat istemi- Usuli kazanılmış hak-- Vekil olarak sorumluluğu tartışılan kurumda müteveffaya onulan teşhis ve bu teşhis doğrultusunda yapılan işlemlerin tıp bilimine uygun olduğu, müteveffanın ölümü sonucunun komplikasyon olduğu ve davalının sorumluluğunu gerektirmediği düşünüldüğünde, müteveffanın ölümünden dolayı davalı kurumun sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğinden davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği-
Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanıldığı iddiası ile davalılar arasındaki araç satış sözleşmesinin iptali ile 58 HH 820 plakalı traktörün davacı adına tescili, olmadığı takdirde araç satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir...
Davanın vekalet görevinin kötüye kullanılması sebebine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkin olduğu - Somut olaya bakıldığında, davacı murisin ölmeden önce yeğeni davalıya vekaleti verdiği davalının vekaleti kötüye kullanarak murise ait taşınmazı kendi babası diğer davalıya tapudan devrettiği, devrin bedelsiz olup vekaletin kötüye kullanıldığını iddia ederek eldeki davayı açtığı, davalıların ise murisin isteği üzerine satış bedelinin kendisine elden ödendiğini beyan ettiği - Taraflar arasında savunmaya konu akrabalık bağının gözetilerek bu tür satışlarda elden ödeme yapılmasının ve senede bağlanmamasının adet haline gelip gelmediğinin, bu yönde istikrarlı bir uygulama olup olmadığının araştırılması, bu yönde tanık ifadelerinin öncelikle tespiti, taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda yöntemine uygun araştırma yapılması, davacının  yemin deliline dayandığının göz önünde tutulması, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği- Üçüncü kişinin vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmamasının dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olduğu-
Davacı vekilin haksız olarak azledildiği iddiasına dayalı maddi zarar ve mahrum kalınan karın tahsili ile, davacı adına kayıtlı hisseye karşılık olarak kendisine isabet ettiği iddia olunan ve bağımsız bölümünün satışından kaynaklı alacak istemlerine ilişkindir...
Davalının davacı adına kayıtlı şirket hisselerini dava dışı bir üçüncü kişiye satış suretiyle devrettiği, bu satış nedeniyle davacıya bir ödeme yapmadığı, her ne kadar davalı, şirket hissesinin başkası adına kayıtlı olduğunu, ödemenin de hisseyi temlik alan kişi tarafından ona yapılmış olduğunu savunmuş ise de, bunu usulüne uygun şekilde ispatlayamadığı, bu haliyle davalı vekilin temlik nedeniyle hisseyi devralan kişiden edinmiş olduğu parayı davacıya ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerektiği-
Dava; vekilin hesap verme yükümlülüğü uyarınca satışı yapılan taşınmazın rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir...
Vekalet ilişkisinin kötüye kullanılması ve vekaletsiz iş görme nedenine dayalı alacak davasına ilişkin uyuşmazlıkta davalı vekilin hesap verme yükümlülüğünü yerinde getirmediği, davacı ile diğer davalı arasındaki hukuki ilişkinin -doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmadığından- vekaletsiz iş görme niteliğinde olduğu-