Mirasçılıktan çıkarılmaya ilişkin iptal davasının çıkarmadan yararlanan mirasçılara yöneltilmesinin zorunlu olduğu, taraf teşkili sağlanmadan karar verilemeyeceği- Davacının mirasçılıktan çıkarılmasına ilişkin eldeki iptal davasının reddedilmesi durumunda; tefrik edilen belirli mal bırakılmasına ilişkin vasiyetnamenin iptali davasını açamayacağı- Mahkemenin dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verebilmesi için, davada taraf olarak gösterilen kişilerin gerçekten o davada taraf sıfatına sahip olmaları gerektiği- Bir davada taraflardan birinin davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiği ve bu kararın, davanın dinlenemeyeceğine ilişkin bir karar olmayıp, yine davanın esasına ilişkin bir karar olduğu- Tefrik edilmesi gerektiği belirtilen dava bakımından, davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı, mirasçılıktan çıkarılmaya ilişkin asıl dava sonucunda saptanması mümkün bir husus olduğundan, tefrik edilen dava yönünden, mirasçılıktan çıkarılmanın iptaline ilişkin dava sonucunun beklenmesi; asıl davanın reddi durumunda tefrik edilen davada davacı sıfatı bulunmayacağından davanın husumetten reddine, aksi takdirde davacının vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar Mahkemece, ceza dosyasında dava dışı .... yönünden özel belgede sahtecilik suçu açısından zamanaşımından düşme verildiği ve kararın kesinleştiği, eğitim programlarının uygulandığı ve gerekli ödemelerin yapıldığı, davacı kurumun zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin tarafları bağladığı, taraflar arasında 26.04.2011 tarihinde imzalanan sözleşmeye konu eğitimin verildiği ve iptal edilmediği anlaşıldığından sözleşmenin feshi mümkün olmasa da, davalı şirket yetkilisi .. hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen kararın kesinleştiği, davalı şirket tarafından sözleşmenin 9/3 maddesine aykırı davranıldığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar karar verilmiş olmasının doğru görülmediği-
Nafaka hükümlerine uymamak suçundan yapılan yargılamada, "nafakanın kaldırılması" veya "azaltılması" hususunda açılmış bir davanın bulunması halinde bekletici mesele yapılması gerekirse de; halen derdest boşanma davasında "ara karar" niteliğinde hükmedilen tedbir nafakasının söz konusu olması durumunda, borçlu sanığın gelir durumunun tespiti için bilirkişi incelemesine yönelik bu hususun bekletici mesele yapılamayacağı-
Dosya incelendiğinde; dava açılması için davacı asıl tarafından Savcılık Makamına yazılan talep dilekçesi ile Savcılık tarafından düzenlenen davanamede talebin soybağı düzenlenecek olan "............"ın nüfus kaydında babası olarak görünen ........'ın gerçekte babası olmadığının, gerçek babasının ............ olduğunun tespiti olduğu görüldüğünden, davanın soybağının reddi ve babalığın tespiti taleplerinden oluştuğu, bu durumda mahkemece yapılacak iş soybağının reddi ile babalık davaları tefrik etmek, babalık davasında, soybağının reddi davasını bekletici mesele yapmak, soybağının reddi davasında verilen hükme göre babalık davasında da karar vermekten ibaret olduğu-
Tasfiye konusu taşınmaz hakkında taraflar arasında devam eden tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde alacak davası bulunduğu anlaşılmakla, bu davanın sonunda tasfiye konusu malın malik durumu değişebileceğinden temyize konu mal rejiminin tasfiyesi davasının sonucu da bu davanın sonucundan etkileneceği-<br /> 
İtirazın iptali davasında, olağan genel kurul toplantısı ile site temsilciler meclisinde alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığında iptaline ilişkin dosyanın kesinleşmesi bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
İtirazın iptali istemine ilişkin davada uyuşmazlığın çözümünde konkordatonun kısmen feshi davasının bekletici mesele yapılması gerektiği-
Mirasın reddinin iptali istemine ilişkin davada; alacaklıların bu davayı açabilmesi için gerçek bir alacaklı sıfatına sahip olmalarının zorunlu olduğu, davalı borçlu tarafından takibe konu alacağın bulunmadığı iddiasıyla açılan "menfi tespit davasının" sonucunun, davacının alacaklı sıfatını doğrudan etkileyeceği gözetilerek; HMK'nın 165. maddesi uyarınca söz konusu menfi tespit davasının sonucunun "bekletici mesele" yapılması gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunarak kararın bozulması gerektiği-
Davacının alacağının dayandığı bonoyu imzalayanın vefat etmesi sebebi ile davalı borçlular aleyhine .başlatıla icra takibine davanın dayanağı olan senetteki imzanın murise ait olmadığı iddiası ile imzaya itiraz davası açıldığından bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği-
Davacının iş kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemi konusunda karar verilebilmesi için öncelikle olayın iş kazası olup olmadığı, iş kazasının tarihi ile sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve iş kazası sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasının sağlanmasına yönelik olarak davalı şirket ile dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı tespit davası açması için HMK m. 165'e uygun biçimde süre verilmesi, dava açıldığı takdirde bekletici mesele yapılarak sonucuna göre de kardiyoloji ve nöroloji alanında uzman tıp doktorları ile iş sağlığı ve güvenliği konularında uzmanın da yer alacağı bilirkişi heyetinden kusur raporu aldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-