Dinlenen tanığın; kasadaki 60 tane küçük altın ve 5 tane yarım altının kendisine ait olduğunu, kasadaki diğer ziynetlerin ise davacı gelini ile davalının oğluna düğün sırasında takılan ziynetler olduğunu beyan ettiği- Davalı tarafın iddiasını ispatı için başkaca delil ibraz etmediği, başkaca bir delil ile desteklenmemiş tanık beyanına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı- Davalı taraf, delil dilekçesinde "sair ikamesi mümkün her türlü delil" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, davalı tarafa davacıya yemin teklif etme hakkının bulunduğu-
Mahkemece, aynen iadenin mümkün olmaması halinde, eşyaların miktar belirtilerek bedeline hükmedilmesi gerekirken, sadece aynen iadesine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Davacı kadının boşanma davası ile birlikte harcını da yatırarak ziynetlerinin aynen iadesini, olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini de istediği davada, mahkemece davacının ziynet talebi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekeceği-
Kişisel eşyaların iadesine ilişin davanın aile mahkemesinde (aile mahkemesi olmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesinde) görülmesi gerekeceği-
Ziynet ve eşya alacağına ilişkin davaların istihkak davası niteliğinde olduğu-Davanın Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesi gereğince boşanmanın feri olarak nitelendirilemeyeceği ve zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabul edilemeyeceği-
Ziynet eşyalarının iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkin davalara aile mahkemesinde bakılması gerekeceği-
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabının 226 vd. maddelerinde düzenlenen mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olup,uyuşmazlığın aile mahkemesinde çözümlenmesi gerekeceği-
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğundan, davacının dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını, ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, isbat yükü altında olduğu-
Taraflara tanınan hakların, yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılıp genişletilememesi dolayısıyla, tavzih yoluyla ziynet alacağına ilişkin hükmün gerekçeli karara eklenemeyeceği-
Davalı-karşı davacı (kadın)'ın ziynetlerin bedeline ilişkin talebinin, değer üzerinden nispi harca tabi olması gerekeceği-