İşverence yapılan feshin ardından henüz ihbar tazminatı ödenmediği sırada işçinin emeklilik için başvurusunun işçinin emeklilik sebebiyle feshi anlamına gelmeyeceği- Yaş koşulu hariç emeklilik şartını tamamlayan işçinin işyerinden ayrılarak kıdem tazminatına hak kazanacağı- Kıdem ve ihbar tazminatında ve tazminatında ve tazminat niteliğindeki diğer işçilik alacaklarında zamanaşımı süresinin on yıl olduğu- İzin ücretinde zamanaşımı süresinin iş akdinin feshi tarihinden itibaren başladığı- Faiz alacağının asıl alacağın tabi olduğu zamanaşımına tabi olduğu- Çalışma Müdürlüğünce alacağın inkar edilmesinin zamanaşımını keseceği- Zamanaşımı def'inden önceden feragat yapılamayacağı- Zamanaşımının en geç cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği- Islah dilekçesinin tebliğinden itibaren en geç iki hafta içinde ıslaha karşı zamanaşımının ileri sürülebileceği- Cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla davanın ilerideki aşamalarında zamanaşımı def'inin ileri sürülebileceği-
Trafik kazası 2004 'de meydana gelmiş olup, ıslâh dilekçesi ise 2013 tarihinde verildiğinden kazanın meydana geldiği tarihten itibaren ıslâh tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, ıslâh ile artırılan talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği- Kaza tarihi 2004 yılı olduğundan emsal ücret araştırmasında belirtildiği üzere araştırmanın yapıldığı 2006 yılı itibari ile değil, kaza tarihi olan 2004 yılı itibari ile gerçek gelirinin araştırılarak davacının alması gereken ücret belirlenip bu miktar üzerinden iş göremezlik zararının hesaplanması gerektiği- Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıdığından tazminatın sınırının onun amacına göre belirlenmesi gerektiği ve fazla olduğu-
Çıkma payı alacağı ve davacının tahliye ettiği konuta yaptığı faydalı masraf bedelinin tahsili istemlerine ilişkin davada, davalı kooperatifin ortaklarına teslim ettiği konutların kartonpiyerinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının da tahsis edilen konuta lüks masraf mahiyetinde bulunan kartonpiyer yaptırdığından, bu istem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Çıkma payı alacağı ve davacının tahliye ettiği bağımsız bölüme yaptığı faydalı masraf bedelinin tahsili istemlerine ilişkin davada, davalı tarafın önceki bilirkişi raporlarına itirazlarını da karşılar nitelikte yapılan imalatların hangisinin zorunlu ve faydalı masraflar hangilerinin lüks masraflar olduğunun belirlenmesi, BK. mad. 414 'e (TBK. mad. 530) göre zorunlu ve faydalı masrafların bağımsız bölümün davacıya teslim tarihinde yapılmış olduğu kabul edilerek bu tarihteki yıpranma payı düşülmüş rayiç bedel üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği-
Çıkma payı alacağı ve davacının tahliye ettiği bağımsız bölüme yaptığı faydalı masraf bedelinin tahsili istemlerine ilişkin davada, davacının tahsis edilen bağımsız bölüme yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle TBK. mad. 530 kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalıdan isteme hakkı bulunmakla birlikte, tahsis edilen konuta yapılan lüks masraflar talep edilemeyeceğinden kartonpiyer ve ışık bandı lüks masraf niteliğinde olması nedeniyle bu imalat bedeli yönünden talebin reddinin gerektiği-
Kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti,fazla mesai, hafta, genel tatil ile milli bayram alacaklarının tahsilini istemiyle kısmi eda külli tespit amaçlı belirsiz alacak davasında, davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def’ini ileri sürmemiş, ıslaha karşı da süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olup, cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse ilerleyen aşamalarda, HMK. mad. 141/2 maddesi uyarınca zamanaşımı definin davacının açık muvafakati ile yapılabileceği- Davacının açık muvafakati yokken ilerleyen aşamada davalının ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı itirazının dinlenmesinin hatalı olduğu-
TBK. mad. 133'te zamanaşımını kesen sebeplerin açıklandığı ve bunlar arasında “ceza davasına şahsi hak istemeksizin müdahale edilmesi” olmadığı- Davacıların ceza davasına şahsi hak talep etmeden sadece müdahil olmalarının davacılar yönünden zamanaşımı süresi kesmeyeceği- Davacının iddia ettiği üzere,davalının saldırarak yumruk attığı, üzerinde taşıdığı kelebek tabir edilen bıçağı sol omzuna sapladığı, sol omuz bölgesindeki sinirlerin kesildiği, sol akciğerinde kesi oluşmasına sebep olan haksız eylemin 21/05/2005 tarihinde gerçekleştiği, eldeki davanın ise 27.12.2011 tarihinde açıldığı- Dava açıldığı tarihte davalının eylemlerinden ötürü nitelikli yaralama suçu nedeniyle hakkında açılan ceza davası da devam etmediğinden uzamış ( ceza ) zamanaşımı süresinin olay tarihinden hesaplanması gereği de göz önüne alındığında beş yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
İcra ve İflas Kanunda taşınmaz üzerine konulan haczin yenilenmesi diye bir müessese mevcut olmayıp, aynı takip dosyasından olsa da konulan her haczin yeni bir haciz olup borçlunun her hacze yönelik olarak şikayet hakkı olduğu-
Asgari miktar belirtilerek açılan belirsiz alacak davasında mahkemece yapılan araştırma esnasında alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacının, iddianın genişletilmesi yasağına ( m.141, 319 ) tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabileceği, bu arttırımın zamanaşımına tabi olmadığı-
Kooperatif ile ortağı arasındaki ilişkinin ticari ilişki olmadığından ticari temerrüt faizine hükmedilemeyeceği-