Alacaklının itirazla duran icra takibi aşamasında ihtiyati haciz kararı alıp uygulatması, genel anlamda bir takip işlemi olmadığından, niteliği itibarıyla tedbir vasfında bulunduğundan, takibin durmuş olmasının, ihtiyati haczin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği-
Şikâyet olunanın takip dayanağının kambiyo senedi olup, İcra ve İflâs Kanunu'nun 100’ üncü maddesinde sayılan belgelerden olmadığı, bu nedenle sıra cetvelinde bu alacağa pay ayrılamayacağı, icra mahkemesince şikayetin kabulü ile sıra cetvelinde hukuka uygun olmayan kısımları göstererek, sıra cetvelinin iptaline ve yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmesi gerekeceği-
İİK. m. 264/2-4 uyarınca, borçluların itirazları kendisine tebliğ edilen alacaklının, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itirazın kaldırılmasını veya itirazın iptalini istememesi halinde, ihtiyati haczin hükümsüz kalacağı-
Borçlu vekilince icra dosyasının bir suretinin alınma zamanında ihtiyati haciz icrai hacze dönüşmediğinden, hacizden o tarihte haberdar olunduğunun ve şikayet süresinin geçtiğinin kabul edilemeyeceği-
Takibe itirazın, bu ihtiyati haciz kararının kesin hacze dönüşmesine engel teşkil edeceği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile girişilen takiplerde konulan ihtiyati hacizlerin 10 günlük ödeme süresinin dolması ile icrai (kesin) hacze dönüşeceği ilkesinin gözden kaçırılarak bu sürenin şikayet için belirlenen 5 gün olarak dikkate alınamayacağı-
İİK'nun 264,IV hükmü uyarınca alacaklının haksız olduğunun genel mahkemece hükme bağlanmış olması karşısında kanundan dolayı (ipso iure) ihtiyati haczin hükümsüz kaldığı belirtilip, ihtiyati haciz isteyen alacaklı yargılama giderlerine mahkum edilecek şekilde bir karar verilmesi gerekeceği-
Sıra cetveline yönelik şikayetler, İİK' nun 16-18. maddelerinde düzenlenen şikâyet niteliğinde olup, doğru hasmın yargılama aşamasında belirlenmesi ve şikâyetin bunlara sonradan yöneltilmesi de mümkün olacağından doğru hasmın dilekçede gösterilmemesinin şikâyetin sırf bu nedenle reddini gerektirmeyeceği-
Borçlunun hakkındaki genel haciz yolu ile başlatılan takibe itirazı alacaklıya tebliğ edilmediği için, İİK'nun 264/2. maddesine göre hükümsüz kalmış olduğundan borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi ve takibin İİK'nun 66. maddesi gereğince durmuş olmasının, ihtiyati haciz kararının infazını engellemeyeceği-