Kredi sözleşmesi ile kefil olduğu krediyi ödeyerek alacağı temlik alan rehinli taşınmaz maliki ........'nın, borçtan kişisel olarak sorumlu olması nedeniyle TMK'nın 884/1 maddesine dayanarak ipotekli takibe devam etmesi ve kendi taşınmazı dışında müşterek rehne konu olan diğer taşınmazın satışını istemesinin ve satış yapılmasının mümkün olmadığı, ihaleden önce dosya borcu ödenerek sona erdiğinden, bu hususun mahkeme tarafında da re'sen gözetilmesi gerekeceği, o halde, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Arsa vasfındaki taşınmazın muhammen değeri 09.07.2021 tarihi itibariyle 11.421.685,27-TL olup, özellikleri dikkate alındığında, her yöreden alıcısı çıkabilecek nitelikte bir mal olduğu anlaşılmakla, ilanın mahalli gazetede yapılmasının talep ve talibi azaltıcı nitelikte olduğunun kabulü gerekeceği, satışa diğer paydaşlardan başka katılan olmadığı gibi taşınmazın muhammen bedelinin çok altında satıldığı da dikkate alındığında ilan ve duyuruların yeterli olmadığının görüldüğü, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
İlk Derece Mahkemesinin hükmün davacıya tefhim edildiği kısa kararında istinaf süresinin davacı yönünden tefhimden itibaren başlayacağının açıkça bildirildiği, kısa kararda kanun yoluna başvuru hususunda herhangi bir yanıltma bulunmadığı, tefhim edilen kısa kararın gerekçe dahil tüm unsurları kapsamasının gerekli olmadığı, bu konuda HMK ve İİK'da emredici bir hüküm bulunmayıp aksine zorunlu hallerde mazeret dercedilmek sureti ile gerekçeli kararın bir ay sonra yazılabileceği hususunun açıkça düzenlendiği, mahkemelerce iş yoğunluğu nedeni ile duruşma esnasında kısa karar ile hükmün tüm unsurları ve gerekçesinin yazılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin yerinde olmadığı, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin ............ tarihli ek kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi gerekeceği-
Şikayetçi ............’ün maliki olmadığı ..... ada ........ parselde kayıtlı olan taşınmaz için diğer şikayetçinin ise maliki olmadığı ... ada ......... parselde kayıtlı taşınmaz için aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, maliki oldukları taşınmazlar yönünden ise şikayette aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekeceği, buna göre, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak para cezasının, şikayetçi ipotek malikleri yönünden ayrı ayrı maliki oldukları taşınmazların ihale bedelinin %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
12. HD. 04.12.2023 T. E: 8411, K: 8196
12. HD. 30.11.2023 T. E: 6165, K: 8109
İlk derece mahkemesince 20/10/2022 tarihinde verilen şikayetin reddine dair kararda alacaklı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, kararın tüm unsurları ile birlikte alacaklı vekilinin yüzüne karşı tefhim edildiği, alacaklı tarafından süre tutum dilekçesi sunulmadığı, gerekçeli istinaf dilekçesinin kararın tefhiminden itibaren yasal 10 günlük süreden sonra, gerekçeli kararın 06/11/2022 tarihinde tebliği üzerine, 08/11/2022 tarihinde, verildiği anlaşılmış olup alacaklının istinaf istemi süresinde olmadığından anılan durumun borçlu lehine kesinleşmiş sayılacağı ve usuli kazanılmış hak oluşturacağı, o halde; Bölge Adliye Mahkemesince, İİK'nın 365/3. maddesi uyarınca alacaklının istinaf başvurusunun süre aşımından reddine karar verilmesi gerekeceği-
12. HD. 30.11.2023 T. E: 7413, K: 8059
12. HD. 30.11.2023 T. E: 6296, K: 8121
12. HD. 30.11.2023 T. E: 6217, K: 8128
