Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı- Zenginleşen kimseden (iyiniyetli ya da kötüniyetli olsun) iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılmasının yasal dayanağı bulunmadığı- Sebepsiz zenginleşmeden doğan bir alacağa faiz yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunlu olduğu-
6098 s. TBK. mad. 117 gereğince, haksız fiillerde fiilin işlendiği tarihi itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı, iş kazası nedeni ile tazminat isteminde bulunan davacının amacı para alacağı olan bu tazminatını güvence altına almak olduğundan ihtiyati tedbir yoluna değil ihtiyati haciz yoluna başvurabileceği, davacı vekilinin 'ihtiyati haciz' yerine 'ihtiyati tedbir' talep etmesi halinde de, davacının amacının para alacağını teminat altına almak olması karşısında, HMK. mad. 33 gereğince talep hakkında ihtiyati haciz hükümlerinin uygulanması ve bu hükümler çerçevesinde talebin değerlendirilmesi gerektiği-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Taraflar arasındaki ihraç kararının iptali davası-
Taraflar arasındaki alacak davası-
Olayda uygulanması gereken 818 Sayılı Borçlar Kanun'nun 101/I. maddesi gereğince, asıl alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın, istenebilir olması yeterli olmayıp; takip borçlusunun, alacaklı tarafından “borçlu temerrüdüne” düşürülmesinin zorunlu olduğu-
Bedelin ödenmesi hususunda davalı taraf BK'nın 101. maddesi (TBK m.117.) uyarınca temerrüde düşürülmediğinden, faiz başlangıcı olarak ıslah tarihinin nazara alınması gerektiği-
Sözleşmede taksitler bitmeden taşınmazın kiraya verilemeyeceği şartının yazılmasının, davacının BK.nun 106.maddesinde belirtilen “teahhur nedeniyle zarar (gecikme nedeniyle tazminat)” hakkını ortadan kaldırmayacağı-
