BK. nun 101. maddesi uyarınca taraflar arasında müttefikan bir ödeme günü kararlaştırılmadıkça, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı- Taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinde ödeme koşulları ve zamanı düzenlenmiş ve “faturanın kesilmesini takiben 90 gün içinde ödeme yapılacağı” öngörülmüşse de, faturanın tarihi önceden belli olmadığından, anılan sözleşme hükmünün, BK. nun 101 maddesi anlamında “ödeme gününü kesin olarak belirleyen bir düzenleme” niteliğinde kabul edilemeyeceği-
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçinin bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, ücret bordrolarına ilişkin kuralların bu hususta da geçerli olduğu, işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliğinin ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olduğu- İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödediği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabileceği-
Dava konusu çek zamanaşımına uğradığından kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirilmiş olacağı- Bu durumda temerrüt tarihinin BK.’ nun 101. maddesi hükmüne göre belirlenmesi gerektiği- Takipten önce temerrüt ihtarı çekilmemişse temerrüdün takiple oluşacağı ve çek bedeliyle takipten itibaren işleyecek faize hükmedilmesi gözetilmemesi, çek tazminatı ve banka komisyonlarına da hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, takip talebinde istenen %85 oranındaki faizin dayanaklarının gösterilmemesinin ve mahkemece de bu konuda araştırma ve tartışma yapılmamasının, hükmün bozulmasına neden olacağı-
Faizsiz ve süresiz olarak kurulmuş olan ipoteklerde, borcun muaccel hale gelmesinin borçlunun temerrüde düşürülmesine bağlı olduğu, bu durumda borçlunun ihtar ile temerrüde düşeceği ve alacaklının ihtardan itibaren temerrüt faizi isteyebileceği -Daha önce alacaklının ihtar göndermemiş olması halinde, borçlunun ödeme emrinin kendisine tebliğ ile temerrüde düşeceği ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi ödemekle yükümlü olacağı–
Borçlunun temerrüdünün banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesabın kesilmesinden sonra borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede belirtilen ödeme süresinin bitmesinden itibaren oluştuğu- Temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana alacağa %50 faiz uygulanacağı-
İcra takibine kısmen itiraz edilmiş olduğu halde, mahkemece kısmi itiraz gözetilmeden hüküm kurulmasının bozmayı gerektireceği- Temerrüt tarihi taraflarca müttefıkan kararlaştırılmış olmadıkça borçlunun alacaklının ihtarı ile temerrüde düşeceği-
Faturanın tebliği ile alacak muaccel hale gelirse de, temerrüt için BK. 101 (şimdi; TBK. mad. 117) uyarınca borçluya ihtarname gönderilmesi gerektiğinden, icra takibinden önce borçluya ihtarname gönderilmemişse, borçlunun takip tarihi itibariyle temerrüde düşeceği ve bu tarihten önceki dönem için «işlemiş faiz» istenemeyeceği–
Davalı borçlunun, «borcunu ödemesi» konusunda alacaklının gönderdiği «ihtarname»nin kendisine tebliği ile ve «ihtarnamede verilen sürenin eklenmesi suretiyle belirlenecek tarihte» temerrüde düşmüş sayılacağı, temerrüt faizinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı–
Taşıma sözleşmesinin kaza dolayısıyla yerine getirilmemesi halinde sözleşme ilişkisi o anda sona ereceğinden, taşıyıcının borcunun o andan itibaren tazminat borcuna dönüşeceği, böylece akdi ilişki sona erdiğinden ve derhal ödenmesi gereken tazminat borcunda gecikme olduğundan tazminat borcuna yürütülecek faizin kanuni faiz olmayıp temerrüt faizi olduğu, ayrıca taşıma işi ticari bir iş olduğundan alacaklının, faizi olay tarihinden itibaren, reeskont faiz oranına göre belirlenmesini isteyebileceği-
