Ölü kişiye takip başlatılması söz konusu olmayıp takip talebinde açıkça takip borçlusu olarak ''N. T. Mirasçıları" gösterilerek takip başlatıldığı, dolayısıyla burada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun tarafta iradi değişikliği düzenleyen 124. maddesinin uygulama alanı bulunmadığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince Dairemiz kararlarına dayanılmış ise de; bahsi geçen kararlarda mirasçılara değil doğrudan muris aleyhine takip başlatıldığı, dolayısıyla işbu davada emsal teşkil etmeyeceği, hali hazırda mirasçılara yapılmış takip bulunduğundan ek takip talebine de gerek olmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği-
Çeki keşideci sıfatı ile imzaladığı ihtilafsız olan ..............’in ticari mümessil olarak tayin edildiğine ilişkin, 6102 sayılı TTK 616/1-b ve 631/1 maddelerine göre, borçlu şirket tarafından alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı gibi, Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde şirket müdürü olarak atananlara verilen yetkiler arasında ticari mümessil tayin etme yetkisinin bulunmadığının da anlaşıldığı, borçlu şirket yetkilisi ........... tarafından ............ Noterliğince düzenlenmiş ............ tarih ve ............... yevmiye numaralı vekaletnamede de ............’in şirketin bazı işlemleri için ticari vekil olarak atandığı ve bu vekaletnamede verilen yetkiler arasında şirket nam ve hesabına kambiyo senetlerinden olan çek düzenleme yetkisinin bulunmadığı, bu vekaletname ile .................’in ticari mümessil atandığının kabul edilemeyeceği, her ne kadar şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde şirket müdürlerinin şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarını atayabilecekleri belirtilmiş olsa da aynı maddenin devamında bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkilerinin iç yönerge ile belirleneceğinin belirtildiği, bu iç yönergenin de tescil ve ilanının zorunlu olduğu, ancak bu işlemlerin de yapılmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, borçlunun imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, alacaklı davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanarak, borca itiraz hakkında duruşma açılıp, tarafların beyan ve belgeleri tespit edilerek, borçluya itirazlarını ispat, alacaklıya ise bu hususta savunma hakkı tanındıktan ve tarafların varsa gösterecekleri deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu- Borçlu tarafından ileri sürülen, takibe konu bononun, alacaklı lehtar ile üçüncü kişi arasındaki ilişkinin teminatı olarak üçüncü kişi tarafından alacaklıya verildiği iddiası, şahsi def’i niteliğinde olup, alacaklının iyi niyetli hamil olmadığı yönünde bir iddiada da bulunulmadığından bu def’inin alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, mahkemece-
12. HD. 03.10.2023 T. E: 2022/13765, K: 5569
İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesi, senet arka yüzünde teminat protokolünün yazılı olduğu saptamasına dayanmakta ise de takip dayanağı senedin incelenmesinde; senet ön yüzünde “teminat senedi " ibaresinin yer aldığı, arka yüzünde hiç bir ibarenin yazılı olmadığının, senedin unsurlarının tam olduğunun görüldüğü, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, senet üzerinden anlaşılmayıp ayrı bir sözleşmeye dayalı teminat iddialarının İİK'nın 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup İİK’nın 170/a maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, o halde mahkemece, borçlunun borca itirazının kabulü ile İİK’nın 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile başvurunun İİK’nın 170/a maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi ve istinaf başvurularının da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirir ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği-
12. HD. 28.09.2023 T. E: 2022/13487, K: 5460
12. HD. 27.09.2023 T. E: 2022/13409, K: 5428
Takibe konu senedin teminat olarak verildiği ve senet bedelinin tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borçlunun itirazı kabul edildiğine ve dolayısıyla borcun esasına girilmediğine göre alacaklının tazminat ile sorumlu tutulmaması doğru ise de İİK'nın 169/a maddesinin 5. fıkrası gereğince "takibin durdurulmasına" karar verilmesi gerekirken takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Kısa kararının tefhimi  üzerine 10 günlük istinaf süresinde süre tutum dilekçesi sunulmadığından süresinden sonra yapılan istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği (İstinaf yasa yoluna başvuru süresinin tefhimden itibaren başlatabilmesi için kurulan kısa kararın gerekçe içermesinin yasal bir zorunluluk olduğuna ilişkin itirazın kabul görmediği)- 650.000,00 TL bedelli senet üzerindeki "iş bu emre muharrer senet aynen döviz cinsi üzerinden ödenecektir" ibaresiyle, 650.000,00 TL'nin ödeme tarihindeki kura göre döviz cinsinden ödeneceğini düzenlediğinden senedin geçerliliğini etkilemeyeceği- "Borçlunun borca itirazı ile çelişen imza inkarı" dinlenmeyeceğinden, borçlunun imza inkarında bulunduktan sonra senedin teminat olarak verildiğini beyan etmekle borca itiraz etmesi halinde artık imza inkarının dinlenmeyeceği-
Takip dayanağı bononun incelenmesinde; lehtar hanesinde (alacaklı) ..................... adının yazılı olduğu, borçlular tarafından bononun anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı belge ile ispat edilemediği, borçlular tarafından teminat iddiası yönünden delil olarak sunulan 22/10/2019 tarihli sözleşmede takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf bulunmadığı, sözleşmenin borçlular ile üçüncü kişi arasındaki otel projesi yapımına ilişkin düzenlemeler içerdiği, sunulan belgelerle teminat ilişkisi kurulamadığı, senedin arka yüzünde yer alan ödemeye ilişkin ifadeler dikkate alındığında da senedin teminat senedi olarak kabul edilemeyeceği, alacaklı tarafından da teminat iddiasının kabul edilmediği görüldüğünden, mahkemece itirazın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-