Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senette tahrifat olduğu iddiasının, borca itiraz niteliğinde olduğu- Takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılacağı- Borçlunun tahrifat iddiasının baştaki “8 “ rakamının senede sonradan eklenmek sureti ile senedin bedel kısmının tahrif edildiğine ilişkin olduğu, bilirkişi raporunda ise senedin bedel kısmına baştaki “88” rakamının sonradan eklendiğinin tespit edildiği anlaşılmış olup bu durumda iddiaya konu senet bedelinin tahrif edildiğinin sabit olduğu- Hükme esas alınan rapor daha lehine olan borçlunun yeniden rapor düzenlenmesini talep etmemesi pek tabii olup esasen raporda belirtildiği üzere tahrifata konu senet bedelinden yalnızca 1600,00 TL asıl alacak ve ferileri kalacak şekilde fazla kısım yönünden takibin durması gerekir ise de davacı borçlunun 10.06.2021 havale tarihli dilekçesinde tahrifat iddiasının baştaki “8” rakamına ilişkin olduğu gözetildiğinde 81.600,00 TL yönünden açık kabulü bulunmakta olup taleple bağlı kalınması gerekeceği-
Bonoların illetten mücerret bir alacak belgesi olup senet metninden ayrıca ve açıkça anlaşılmadıkça, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız olarak takip konusu edilecekleri, somut olayda takip dayanağı senetler, TTK'nun 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bono olup borçluların bonoların teminat senedi olduğunu iddia etmediği, temel borç ilişkisinin karşılıklı edimler içerdiğini, alacaklının edimini yerine getirmediğini iddia ettikleri, borçlular tarafından İİK'nun 169/a maddesi uyarınca borcun olmadığı, itfa veya imhal edildiği resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilmediği, o halde, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itirazın kabulüne dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının isabetsiz olduğu-
Takibe dayanak bononun verilmesine esas olduğu iddia olunan ............ tarihli protokolün 3.4. maddesinde; muteriz borçlu (keşideci) ............ tarafından davalı alacaklıya 2.000.000 TL'lik teminat senedinin elden teslim edildiği, ödemenin yapılması ile beraber teminat senedinin geçerliliğini kaybedeceği ifadelerinin yer aldığı ve protokolün taraflarca imzalandığı görüldüğünden, takibe dayanak bononun teminat olarak verildiği, dolayısı ile senedin, TTK'nın 776/1-b maddesinde belirtilen "kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi" unsurunu taşımadığının ve kambiyo senedi vasfına haiz olmadığının anlaşıldığı, o halde, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Borçlu tarafından delil olarak dayanılan 12.10.2020 tarihli genel kredi sözleşmesinde takibe dayanak bonoya herhangi bir atıf olmadığı, sözleşmenin genel düzenlemeler içerdiği ve alacaklı bankanın teminat iddiasını kabul etmediği anlaşılmakta olup, Bölge Adliye Mahkemesinin, genel kredi sözleşmesi ile bononun tarafları, miktarları ve tarihlerinin uyumlu olduğundan bahisle, bononun kredi sözleşmesi nedeniyle düzenlendiğini gösterdiğine yönelik gerekçesinin, kredi sözleşmesinde bonoya açıkça yapılmış bir atıf bulunmadığından, kabulünün mümkün olmadığı, o halde, teminat iddiasına dayalı borca itiraz ispatlanamadığından İlk Derece Mahkemesinin borca itirazının reddine ilişkin kararının yerinde olduğu- Takibe konu senedin teminat olarak verildiği iddiası, İİK'nın 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, borca itiraz hakkında uygulanması gereken İİK'nın 169/a maddesinin 5. fıkrasında; “itirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiş olmakla itirazın kabulü halinde durma kararı yerine takibin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı-
İşleyecek faiz oranına itiraz bakımından olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme ile karar verilmesi gerektiği-
Bilirkişi raporlarına göre takip dayanağı senetteki keşideci imzası davacı borçluya ait olduğundan imza itirazı yerinde olmasa da, davalı alacaklı tarafından sunulan sözleşmedeki imza davacı tarafça kabul edilmese de, davacı tarafın, davalı alacaklı tarafından kabul edilen sözleşme içeriğine dayanarak borca itiraz sebeplerini ileri sürmesinin davanın genişletilmesi mahiyetinde kabul edilmediği- Davalı tarafça sunulan sözleşme ekindeki belgede sözleşme içeriğindeki taraflar, miktar, tanzim ve vade tarihi olarak takip dayanağı bono ile aynı olup kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermediğinin anlaşıldığı-
Borçlunun başvurusunun, icra takibinden önce takip konusu bononun zamanaşımına uğradığı itirazına ilişkin olup, bu hali ile İİK’nın 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olduğu, bu durumda, itiraz hakkında İİK'nın 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verildiği, o halde mahkemece, borçlunun zamanaşımı itirazı ile ilgili olarak İİK'nın 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Bir bononun teminat olarak verildiğinin kabulü için, o bono üzerinde teminat ibaresinin bulunmasının zorunlu olmadığı- Bono üzerindeki teminat ibaresi neyin teminatı olduğunun ayrıca açıklanmadığı sürece bononun başlı başına teminat bonosu olduğunu göstermeyeceği- Teminat iddiasının kabulü için bu hususun taraflarca ayrı bir sözleşmede belirtilmesinin de zorunlu olmadığı- Senet arkasında silinmiş şekilde ''İş bu senet 11/08/2021 işyeri kiralama sözleşmesine tabi??? baş?? amaçla??!!!maz ciro edilemez.'' yazdığının belirlendiği, takibin tarafları arasında düzenlenen kira sözleşmesinde '…taraflar arasında imzalanan 200.000 TL'lik teminat senedinin hukuki yollarla işleme konulacağına..' dair kayıt mevcut olduğu uyuşmazlıkta, bono arkasında yazılı olan ve sonradan silinen ibare ile sunulan sözleşmenin birbirini desteklemesi ile bononun teminat olarak verildiğinin kabulü gerektiği- Takip dayanağı bononun tahsilinin gerekip gerekmediği yargılamayı zorunlu kıldığından, borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına dair karar verilmesi gerektiği-
Takibe dayanak çekin 01.07.2021 keşide tarihli ve 100.980,00 USD tutarlı olduğu, borçlu tarafından dosyaya sunulan 04.02.2021 tarihli Duman ve Yangın Perdeleri Yapılması Taşeron Sözleşmesinde takip alacaklısının işveren, borçlunun taşeron olarak gösterildiği sözleşmenin 21. a maddesinde; "işveren sözleşme imzalanmasını müteakip idareye taşeron tarafından sunulacak projenin onayı sonrası taşerona avans olarak 31.860 USD nakit ve 63.720 USD 105 gün vadeli çek verecek ve avans teminatı olarak açık tarihli 95.580 USD çek alacaktır, imalatlar tamamlandığında teminat çeki iade edilecektir" denildiği, 25. maddesinde; “Taşeron 5.400 USD tutarlı teminat çeki verecektir.” düzenlemesinin yer aldığı, bu maddelerdeki ibarelerde takibe dayanak çeke miktar, keşide tarihi yönlerinden açık atıf yapılmadığı, çek üzerinde teminat olgusunu ortaya koyacak bir ibare yer almadığı gibi davalı alacaklı tarafça da teminat iddiasının kabul edilmediği anlaşıldığından, mahkemenin itirazın reddine ilişkin kararına karşı borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Borçluların, takip dayanağı senedin sözleşme kapsamında teminat olarak verildiğine yönelik başvurusu, borca itiraz niteliğinde olup, mahkemece borca itirazın kabulü ile İİK'nın 169/a maddesi gereğince takibin muteriz borçlular yönünden durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından ve temyiz aşamasında Dairemiz kararında “takibin iptaline” ibaresinin maddi hataya müsteniden yazıldığı, bu durumun borçlular lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı-