Muteriz borçlu tarafından ileri sürülen silahla kaçırılmak suretiyle senedin zorla imzalatıldığına ilişkin vakıanın, ağır ceza mahkemesinin yargılama sürecinde ortaya konulduğu ve Yargıtay ....... Ceza Dairesinin bozma ilamı ile de söz konusu maddi vakıanın kesinleştiği, bu tespitin Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesine göre hukuk hakimi açısından bağlayıcı olduğu anlaşılmakla, takibe konu bonodaki muteriz borçlu adına atılı imzanın borçlu yönünden bağlayıcı olmadığının kabulü gerekeceği, o halde; muteriz borçlunun borca itirazının kabulü gerekeceği-
Borçluların icra mahkemesi'ne başvurusunun, İİK'nın 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup,borçlunun itirazının kabulü halinde, kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, alacaklının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği-
Bölge Adliye Mahkemesince kambiyo takiplerinde imzaya itiraz ve borca itirazın birbirinden farklı hukuki müesseseler olduğu gözetilmek suretiyle somut olayın değerlendirilmesi ile sonuca gidilmesi ve gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişki oluşturulmaması gerektiği-
Alacaklı vekili 31.03.2023 tarihli duruşmada, ..............'ın müvekkili şirketin çalışanlarına davacı şirketin verdiği yetki belgesini gösterdiğini, yetki belgesinin fotokopisinin alındığını ancak yetki belgesini bulamadıklarından ibraz edemediklerini beyan ettiği, sonrasında Ticaret Sicil Müdürlüğünden mahkeme dosyasına gelen yazı cevabında borçlu şirketin tek ortağının ve yetkilisinin ............ olduğunun bildirildiği, bu durumda, takibin dayanağı olan bonoların borçlu şirketin yetkilisi ............ tarafından düzenlenmediğinin tarafların kabulünde olduğu, açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın borca itiraz olarak nitelendirilmesinin gerektiği ancak İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun itirazı imzaya itiraz olarak değerlendirilmiş olup bu değerlendirmenin yerinde olmadığının, netice olarak imza incelemesine gerek olmaksızın sonuca gidilebileceğinin anlaşıldığı, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince davanın borca itiraz olarak nitelendirilerek sonuca gidilmesi ve İİK'nın 169/a-6. bendine göre tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Somut uyuşmazlıkta; 25.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda ‘..senedin alacaklısının belirtildiği bölümün ilk yazım esnasında; - A. Uysal ve H. G. – olarak yazıldığının, -ya- ibaresinin ise aynı hanenin yazımında kullanılan kalemden farklı mürekkepli ikinci kalemle ilave yazım yoluyla yazıldığının tespit edildiği dolayısıyla ‘ya’ ibaresinin şikayete konu senede sonradan eklendiğinin net bir şekilde tespiti ile lehtar hanesinde yazılı kısmın ilk halinin ‘A. Uysal ve H. G.’ olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar anılan bilirkişi raporunda belirtilen değişikliğin tahrifat amacıyla mı yoksa yazım yanlışlığı vb. bir durumun giderilmesi amacıyla mı yapılıp yapılmadığı hususunda kati bir beyanda bulunulamadığı belirtilmiş ise de böyle bir tespitin yapılmasının şart olmayıp gerekli de olmadığı, aslolan senedin ilk halinden farklı bir hale getirilip getirilmediği olduğu, yapılan ve tespit edilen değişiklik sebebiyle lehtarların alacak hakkının, bir başka deyişle talep edebilecekleri miktarın doğrudan etkilendiği, sonuç itibari ile senedin ilk halinin lehdar kısmında ‘A. Uysal ve H. G.’ yazılı olduğunun dolayısıyla senette iki lehtar bulunduğunun görüldüğü, bu durumda alacaklı olan lehtarların her birinin senet bedelinin ancak ½ sini isteyebileceği, o halde, bir kısım davacılar vekilinin borca itirazının kısmen kabulü gerektiği ve nitekim 25.04.2024 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile de bu şekilde hüküm kurulduğu ancak anılan kararın onanması gerekirken maddi hataya müsteniden Dairemizce kararın bozulduğu, sonrasında ise Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına uyulduğu anlaşıldığından, 18.04.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği-
Takip talebinde, alacaklının yabancı parayı Türk parasına çevirme zorunluluğu yanında yabancı para alacağı için temerrüt faizi talep etmek isterse vade tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş temerrüt faizini yine yabancı para olarak hesaplayıp (3095 sayılı Kanun m.4/a), takip tarihindeki kur üzerinden Türk parası olarak talep etmesi gerektiği-
Hüküm kısmında "avans" faizi yerine infazda tereddüte sebebiyet verecek şekilde "reeskont avans" faizi ibaresine yer verilmesinin doğru görülmediği-
Senedin, her iki şirketin de yetkilisi olan kişi tarafından senet metnini kapsayacak şekilde imzalandığı- Sorumluluk için şirketin temsilcisi tarafından atılan imzanın, şirketin unvanı ya da kaşesi üzerinde bulunmasının zorunlu olmadığı- Senedi düzenleyenin şirket olduğunun ve bu senetten dolayı sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiği-
Asıl borçlunun takipten önce öldüğü, mirasçının mirası reddettiği somut olayda; borçlu mirasçının tebliğ tarihi itibariyle reşit olmadığından yapılan ödeme emri tebliği yok hükmünde olup borca itirazın süresinde olduğu-
İcra emrinin ve takip talebinin inceleme konusu yapılabileceği, keza yapılan incelemede gerek ek takip talebinde gerekse icra emrinde alacağın TL karşılığının gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesinin esasen iptal gerekçesinin bu olması gerektiği ve yine icra emrinin değil örnek 4-5'e yönelik takibin iptali gerektiği-