Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, davalı sigorta şirketi dışındaki davalı haksız fiil sorumlusu olup herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın kaza tarihinde yükümlü olduğu tüm borçlar yönünden temerrüde düşeceğinden davacı dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminata kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep ettiği halde, mahkemece davalı sigorta şirketi bakımından tüm alacak için dava tarihi yerine dava ve ıslahla artırılan kısım bakımından ıslah tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi dışındaki davalı bakımından maddi tazminat yönünden kaza tarihi yerine dava ve ıslahla artırılan kısım bakımından ıslah tarihinden itibaren, manevi tazminat yönünden kaza tarihi yerine dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı- Manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereği manevi zarar karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminatın bölünerek istenemeyeceği-
Ölüm nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkin davada, düzenlenen bilirkişi raporunda, davalıya 2/8 kusur oranı verildiği, olaya tanık olan kişinin savcılık ifadesinde davacının kusur oranının artmasına sebebiyet verecek beyanlarda bulunduğu, savcılık dosyasındaki ifadelerin değerlendirilerek konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği-
Üretim aşamalarında davalı Genel Müdürlük tarafından bedelsiz olarak yükleniciye bırakılan makine ve teçhizatların da kullanılması, davalı Genel Müdürlüğün kendisine sunulan iş programını veya projeyi yeterli bulunmaması halinde tespit edilen noksanlıkların davalı tarafından verilen süre içerisinde giderilmesi zorunluluğu, yüklenicinin çalıştıracağı işletme müdürü, proje mühendisi, vardiya daimi nezaretçisi, teknik nezaretçinin en az sayısı ve meslek kıdeminin davalı idare tarafından belirlenmesi, idarenin, uygunsuz davrandığı, görevlerini yerine getirmekte yetersiz olduğu kanısında olduğu veya işyerinde çalıştırılmasında sakınca gördüğü her kademe ve nitelikteki elemanların iş başından ve işyerinden uzaklaştırılmasını isteyebilmesi gibi tespitler karşısında, "anahtar teslimi" olarak kabul edilemeyecek bir sözleşme ile kendisine olağan denetim sınırlarını aşacak şekilde yetkiler tanınmış olan davalı Genel Müdürlüğün asıl işveren, diğer davalı Kömür İşletmeleri AŞ.'nin ise alt işveren olarak kabul edilmesi gerektiği- Maden ocağında meydana gelen yargılamaya konu iş kazasının 301 kişinin ölümüne ve 486 kişinin yaralanmasına yol açtığı, son yüz yılın en büyük iş kazalarından birisi olan bu iş kazasının yalnızca iş kazasına uğrayanlarda veya kazalıların yakınlarında değil toplumun genelinde derin bir üzüntü meydana getirdiği, böylesine bir faciada hüküm altına alınan manevi tazminat tutarları değerlendirilirken manevi tazminatın caydırıcılık unsurunun öne çıkması gerektiği-
Yaralanma nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve paranın alım gücü, davacının kalıcı maluliyet oluşmayacak biçimde yaralanmış olmasına göre zararın boyutu göz önünde bulundurularak davacı için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, 15.000,00 TL' lik yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olmadığı-
Davacının sol kolu kürek kemiği hizasından kesilmiş, davacı %73 oranında daimi malul kalmış olup, davacının yaralanmasının niteliği, davalının tam kusurlu oluşu, kaza tarihi, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı için hükmedilen 15.000,00 TL' lik manevi tazminat miktarının, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde olmadığı- Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa bu sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu, tazminatın hesabında pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulünün gerektiği-
Ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının oluşumu sonrasında takdir olunan 20.000,00 TL, 12.000,00 TL, 3.000,00 TL'lik manevi tazminatların bir miktar fazla olduğu-
Destekten yoksun kalma tazminatında anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa sadece babadan %5 yetiştirme gideri düşülmesi gerektiği-
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu, davacının yaralanma durumu ve derecesi, olay tarihi, zararın olay tarihinde doğması nedeniyle o tarihteki paranın satın alma gücünün gözetilmesinin gerekliliği, geçici iş göremezlik durumu gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği-
