Tarafların dava konusu olayda kusur oranları uzman bilirkişilerden raporu ile tespit edilmesi gerektiğinden, rapor sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Kararının gerekçe bölümü ve hüküm kısmı çelişkili olduğundan, HMK mad. 297 hükmünün ihlal edildiği-
Davalının açıklamalarının yer aldığı haberde, davacının isim ve sıfatına yer verilmediği, makul (ortalama) okuyucu kitlesi tarafından davacının kastedildiği sonucuna varılamayacağı ve bu sebeple haberde yer alan ifadelerin davacıya matuf olmadığı-
Takdir edilecek manevi tazminat tutarı, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için olayın özelliğine göre uygun miktarda tespit edilmesi gerektiği-
Meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalının iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı ancak iş kazasının meydana geldiği tarih ve bu tarihteki paranın alım gücü ile iş göremezlik derecesi dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen 100.000,00-TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu anlaşıldığı-
Polis Merkezi Amirliği'nde görev yapan davacının resmi motorsiklet ile seyir halindeyken yaptığı trafik kaza sonucunda sakat kalması üzerine açtığı tazminat davasının adli yargı yerinde görülmesi gerektiği-
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözeteceği- TMK.nun 369. maddenin uygulanması gerektiren ev başkanı sıfatıyla sorumluluğuna dayalı davaya aile mahkemesinde bakılması gerektiği-
TMK İkinci Kitabı içerisinde yer alan 369. maddesine ilişkin uyuşmazlıklarda aile mahkemesinin görevli olduğu- Görevin kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle bu hususun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilerek davanın esasına girmeden karara bağlaması gerektiği-
Davalının vekâlet ilişkisinin sona erdiğine ve davacı avukatını ibra ettiğine dair imzalı bir yazı vermiş olmasına rağmen, davacının ibranameyi kaybetmesi üzerine davacı hakkında gerek Cumhuriyet Savcılığına, gerek İstanbul Barosuna şikâyet dilekçeleri vermek, gerekse hukuk mahkemesinde tazminat talebiyle dava açmak suretiyle hak arama özgürlüğünün kötüye kullanıldığı, Anayasal şikâyet hakkının sınırlarının aşıldığı ve böylece davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğu; olay tarihi, taraflar arasındaki olayların gelişim şekli, hakkındaki şikâyetler üzerine soruşturma ve dava sürecinde davacı tarafından yaşanan üzüntü ve endişe, mesleki ve kişisel itibar kaybı ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, davacı lehine hükmedilen 6000 TL. tutarındaki manevi tazminat miktarının makul olduğu-
Davacının manevi tazminat istemi reddedilmiş olsa da; davalı hakkında kınama kararı verilmiş olmakla, davacı yararına yukarıda açıklanan Tarife gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
