Haksız tahrik altında kasten adam öldürmeye ilişkin ceza davasında, davalı, 18 yıl hapis cezasına mahkum olduğundan, tahrik oranının %50 olamayacağı anlaşıldığına göre kusur indiriminin %25 oranında olacağı kabul edilerek, davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiği- Davaya konu olayda; olay tarihi, olayın işleniş biçimi, davalının kusurunun ağırlığı gözetildiğinde, davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği- Davacılar arasında, ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan, davacıların ayrı ayrı tazminat talep etmiş olmaları da dikkate alınarak kabul edilen tazminat miktarı üzerinden her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiği- Dava dilekçesinde tazminat için faiz talebinde bulunulmadığı, ıslah dilekçesi ile hükmedilecek maddi tazminata faiz uygulanmasının talep edildiği ancak fakat faiz başlangıç tarihinin belirtilmemiş olduğu anlaşıldığından, ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği-
Ölüm nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkin davada, düzenlenmiş olan bilirkişi raporlarının zararın hesaplaması noktasında birbirleriyle açıkça çeliştiği, öncelikle mahkeme tarafından ehil ve donanımlı bilirkişilerden raporlar arasındaki çelişkiyi giderici başkaca bir rapor alınması gerektiği-
Davacının yaralanması sonucunda tarım ve ziraatle ilgilenemediği süre zarfında, kaybettiği arılarının bedelinin de maddi zarar kapsamına dahil edildiği, davalının eylemi ile iddia olunan bu zarar arasında uygun illiyet bağının mevcudiyetinin ispat edilemediği-
Davalının şikayetinin olağan kuşku üzerine yapıldığı, yakınma olduğu ve hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı-
Tazminatın bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olduğu-
Takdir edilecek tazminat miktarı, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için yeri kadar olacağı- Olay tarihi, olayın gelişimi, tarafların konumu göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu-
HMK'nın 26. maddesi gereğince hakimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, talep edilenden fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği-
Yurt içi karayolu yolcu taşımacılığından kaynaklı manevi tazminat istemi-
Tazminatın sınırı onun amacına göre belirleneceğinden, olayın oluş şekli, olayın gelişimi, davacıların murisinin, akrabaları olan davalı tarafından tüfekle vurularak öldürülmesi gözetildiğinde, davacılar yararına takdir olunan manevi tazminat tutarı az olduğu-
Haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerektiği- Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir yetkisinin olduğu-
