Karar şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, şikayetçinin ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra öldüğü, ölümle vekalet ilişkisinin son bulduğu, kararın şikayetçinin mirasçılarına tebliğine rağmen mirasçıların temyiz isteminde bulunmadıkları anlaşıldığından, vekalet ilişkisi sona eren vekil tarafından verilen temyiz dilekçesinin reddinin gerektiği-
İİK'nun 45/1. maddesi hükmü uyarınca; rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği; ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse, alacaklının kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebileceği- Borçlunun, icra takibinin İİK'nun 45. maddesine aykırı olduğu nedenine dayalı başvurusunun kamu düzenine ilişkin olup süreye tâbi olmadığı-
İhale bedelinden yapılacak kesintilere ilişkin icra müdürlüğü kararına karşı şikayetin verilecek karar ile hakkı doğrudan etkilenecek olan OSB'ye de yöneltilmesi gerektiği-
Taraf teşkilinin dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiği- Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerektiği-
İlama aykırılığa ilişkin şikayetin icra mahkemesinde süresiz olarak yapılabileceği-
Haczedilmezlik istisnai bir durum olduğundan, bu yöndeki düzenlemelerin de dar yorumlanması gerektiği- Buna göre, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesinin de dar yorumlanması gerekip, maddede açıkça haczedilmezlik için 'fiilen kamu hizmetinde kullanılma' koşulunun kabul edilmesi karşısında, belediyeye ait bir malın haczedilmezliğinin ancak fiili durumunun tespiti ile belirlenebileceği- Borçlu belediyeye ait taşınır ya da taşınmaz bir malın haczedilmezliği için, o malın fiilen kamu hizmetinde kullanılmasının gerektiğinin tartışmasız olup, bir malın fiilen kamu hizmetinde kullanıldığının kabulü için ise, o malın kamu hizmetinin yürütülebilmesi amacına uygun bulunması gerektiği-
Kişilerin mernis adresleri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar kapsamında zaman zaman güncellenerek değişikliğe uğrayabildiği-  7201 s. Tebligat Kanunu m. 10 uyarınca, alacaklının tebligat yapılmasını istediği "...İç Kapı No:6 ..." adresi ile borçlunun mernis adresi olan ve tebligat yapılan "..İç Kapı No:A ..." adresinin aynı yere ait olup olmadığının yöntemince araştırılması, aynı adres olduğunun anlaşılması halinde usulsüz tebligat şikayetinin reddine; farklı bir adres olduğunun anlaşılması halinde ise, tebliğ tarihinin borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi esas alınarak düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği-
Takip talebinde, yabancı para alacağının Türk parası karşılığının belirtildiği, ancak takip talebinde yer alan bu hususların ödeme emrinde bulunmadığının görüldüğü, ödeme emrindeki bu noksanlığın kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, süresiz şikayet nedeni olduğu gibi, mahkemece de, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulması gerekeceği, o halde mahkemece, kamu düzeni ile ilgili olan bu husus gözetilerek ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Kesinleşmeden infaz edilemeyecek (takip konusu yapılamayacak) ilamların infaz edilecek kısmının, hüküm bölümü olduğu- Hüküm bölümünde, "... ... borçlu olmadığının tespiti ile ...TL 'nin istirdadı ile davacıya verilmesine'' karar verildiğinden, hüküm fıkrasının menfi tespiti de içerdiği ve ilamın infazı için kesinleşmesi gerektiği-
İcra müdürlüğünün pasif sorgulama ve araştırma yapma yükümlülüğü bulunmadığı- Taşınmaz, posta çeki hesabı ve maaş haczine ilişkin taleplerin ise gerektiği takdirde ek masraf talep edilmek suretiyle kabulü gerektiği-