Anayasa'nın 153. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının, yasama yürütme ve yargı organlarını bağlayacağı, yayımlandığı tarihten itibaren kural olarak derhal uygulanacağı- Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine takibe dayanak ilamın takibe konu edilmesi için kesinleşmesine gerek olmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Bölge Adliye Mahkemesince; takip dayanağı ilamda, uyuşmazlığın özünde ilama konu taşınmazın mülkiyet devrinde muris muvazaası olduğundan taşınmazın aynının tartışıldığı gerekçesiyle, ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağı sonucuna varılmış ise de; taşınmazın satılmış olması nedeniyle davanın tazminat davası olarak açılması ve sonucunda da tazminata hükmedilmesi karşısında taşınmazın aynının ihtilaflı olmadığının ve ilamın kesinleşmeden infaz edilebileceğinin kabulü gerekeceği- Borçlunun istinaf dilekçesinde emsal olarak sunduğu Dairemizin 30.9.2021 tarih ve 2021/3801 E. - 2021/8226 K. sayılı ilamının, ilişkili olduğu takip konusu ilamda takip konusu taşınmaz yönünden bedele hükmedilmiş ise de, bir kısım taşınmazlar yönünden de tapu iptal ve tescile karar verilmiş olması nedeniyle işbu şikayette emsal olamayacağı-
Anayasa'nın 153. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının, yasama yürütme ve yargı organlarını bağlayacağı, yayımlandığı tarihten itibaren kural olarak derhal uygulanacağı- İlk Derece Mahkemesi’nce bozmaya uyulmasının, borçlu lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı, Anayasa Mahkemesi’ nin iptal kararı üzerine takibe dayanak ilamın takibe konu edilmesi için kesinleşmesine gerek olmadığından mahkemece, borçlunun şikayetinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Takip talebinde alacaklının tahliye istemi bulunmamasına rağmen, borçluya örnek 13 ödeme emrinin gönderilmesi, alacaklıya tahliye yönünde herhangi bir hak bahşetmez ise de kira alacağı yönünden alacaklının takibi sürdürmesinin mümkün olduğu, bu nedenle borçluların ödeme emrinin iptaline yönelik şikayetinin dinlenme olanağının olmadığı-
İcra dosyasında taraf olmayan üçüncü kişinin, dosyadaki haczin kaldırılmasını şikayet yoluyla isteyemeyeceği, bu konuda aktif dava ehliyetinin olmadığı-
Murisin ilâma bağlanmış bir borcu için takip yapıldığında, daha önce mirasın reddi kararı almış kişinin takibin iptali ve haczin kaldırılması işlemlerinin iptalini süresiz şikayet olarak ileri sürülebileceği- Bu başvurunun borca itiraz olarak nitelendirilmeyeceği-
Türk Parası ile bir ipotek yapılıp, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takibe geçildiğinde alacağın muayyenlik ilkesine göre ana paranın tür ve miktarının değiştirilemeyeceği, bu nedenle kredi sözleşmelerindeki yabancı para alacağı üzerinden borçluya tebliğ edilen hesap özetine dayanılarak akdin muayyenlik ilkesi gözetilmeksizin icra emri tebliğ ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, bu hususun kamu düzenine ilişkin olup her zaman ileri sürülebileceği-
Haksız rekabetin önlenmesine ilişkin ilamların şahsın hukukuna ait olması nedeniyle, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağı- Maddi-manevi tazminat, ilam vekalet ücreti, yargılama giderinin tahsili istemiyle, dayanak ilam kesinleşmeden başlatılan takibin iptali gerektiği- 
Borca itiraz etmeyen borçluya ait taşınmazın satılması ve ihalenin kesinleşmesi üzerine yapılan sıra cetveli üzerine, alacaklı vekilinin dosyaya isabet eden paranın kendilerine ödenmesine dair talebinin, icra müdürlüğünce "icra takibinin, tüm borçlular yönünden kesinleşmemiş olması ve dosyadan gerçekleştirilen taşınmaz satışlarında satış ilanının taşınmaz maliki borçlu dışında diğer borçlulara da İİK.127.maddesi gereği tebliği gerekli iken tamamına tebliğ edilmediği, bu durumun farkedilmeden satışın yapıldığı, ihalenin ve sıra cetvelinin de kesinleştiği, yapılan işlemlerin geri çevrilme olanağının bulunmadığı, kesinleşen sıra cetvelinde alacaklı bankaya isabet eden paranın ödenmesi yönündeki talebin, takibin tüm borçlular yönünden kesinleşebilmesi için itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerektiği " gerekçesiyle reddine karar verildiği- Somut olayda borçlular arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmadığı, hakkındaki takip kesinleşen borçlunun taşınmaz hissesinin satıldığı, icra müdürlüğünce sıra cetvelinin yapıldığı ve sıra cetvelinin kesinleştiği gözetilerek şikayetçi/ alacaklıya, sıra cetvelinde isabet eden paranın ödenmesi gerektiği-
Henüz ortada kesinleşmiş bir takibin bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz kararının kapsamı gereğince araçlara konulan yakalama (trafikten men) şerhlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu-