İİK. nun 277 ve müteakip maddelerine göre alınmış tasarrufun iptaline ilişkin ilamın; aynı yasanın 283.maddesine göre taşınmazın tasarrufun iptaline konu edilmesi, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan borçlunun tasarrufa konu ettiği taşınmazdan alacaklıya haciz ve satışını işleyebilme hakkı verdiğinden taşınmazın aynı ile ilgili değil şahsi hak doğurucu nitelikte olup, HMK.nun 367/2. maddesi kapsamında kalmadığından dayanak ilamın icrası için kesinleşme şartı aranmayacağı-
Takip bir belgeye dayanıyorsa, belgenin onaylı bir örneğinin ödeme emri ile birlikte borçluya gönderilmesinin gerekeceği, buna aykırı olarak yapılan işleme karşı şikayetin 7 günlük süreye tabi olduğu-
İcra müdürlüğüne başvurarak icra dosyasının fotokopisini alan borçlunun, icra dosyasındaki tebligatta usulsüzlük bulunduğunu, o tarihte öğrenmiş sayılacağı-
Çocuğun ergin olduğu tarihten önce tahakkuk etmiş iştirak nafakası alacağından feragatinin hukuki sonuç doğurmayacağı-
İstihkak iddiası üzerine icra müdürünce İİK'nun 97-99 maddeleri gereğince verilen kararlara karşı şikayet süresinin İİK'nun 16/1. maddesine göre 7 gün olduğu-
Kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına Kamulaştırma Kanunu’nun 20. maddesinden farklı olarak somut olayda tahliye için taşınmazın idare adına tescil edilmiş olması şartının varlığının aranmadığı-
İcra takibinde borçlu sıfatı bulunmayan kooperatif ortakları adına kayıtlı taşınmazların haczi mümkün olmadığı gibi, bu takipte kooperatif ortaklarına icra emri gönderilip haklarında takibe de devam edilemeyeceği-
Şikayetçilerin satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin bir iddiaları olmadığı gibi, satışa hazırlık dönemindeki usulsüzlüklerin öğrenildiğinden itibaren İİK.nun 16.maddesi uyarınca 7 günlük sürede ileri sürülmesi gerekeceğinden satış ilanının tebliğinden itibaren bu yönde bir başvuru olmadığından ihalede başkaca bir usulsüzlük de bulunmadığından istemin reddi gerekeceği-
Bir takip açıldıktan sonra da (takip devam ederken), takip konusu olan mal ve hakkın bir başkasına devredilmesinin mümkün olduğu-
Küçüklere bağlanan iştirak nafakasının, küçüğün ergin olduğu tarihte kendiliğinden sona ereceği, bu tarihten sonra reşit olan çocuğun mahkemeye müracaatla anne ya da babasından yardım nafakası talep edebileceği-
