TÜRK TİCARET KANUNU > - Sigorta Hukuku > - Sigorta Türlerine İlişkin Özel Hükümler > - Zarar Sigortaları > - B) Sorumluluk sigortaları > - I - Genel hükümler > Madde 1478 - 6. Doğrudan dava hakkı
Taksirle öldürme kapsamında “cezayı gerektiren bir fiil” in söz konusu olduğu, ceza davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca onbeş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davanın 06.03.2011 olay tarihi üzerinden onbeş yıl geçmeden açılmış olduğu, ceza kanunlarının öngördüğü daha uzun zamanaşımı süresinin, halef sıfatıyla davada yer alan sigortacı yönünden de uygulanacağı dikkate alındığında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği, o halde, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Kredi kullanan tüketici adına yapılan hayat sigortası poliçesi mevcutken, bankanın tüketicinin ölümü nedeniyle, tüketicinin mirasçılarından ödenmeyen bakiye kredi alacağının tahsili için dava açması veya icra takibi başlatmasının, sigorta hukukunun temel ilkelerine ve sigorta yapılmasının amacına aykırılık oluşturacağı- Bankanın alacağını öncelikle sigorta poliçesinden tahsil etmesi gerektiği, tüm hukuki yollar davacı banka tarafından tüketilmeden mirasçıya karşı takip başlatılmış olmasının, dürüstlük kuralına uygun düşmediği-
TTK. mad. 1478 hükmüyle kiracıya doğrudan dava açma hakkı verildiği ancak, sigortalının dava ve müracaat hakları bertaraf edilmediği- Taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda mahkemece, dava konusu iş yerinin çamaşırhane binasında meydana gelen yangın nedeni ile işyerinin çalışamaması nedeni ile ne kadar zarar meydana geldiği tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu kalem talebin reddinin isabetli olmadığı-