Davaya konu yıkılan direğin de içinde bulunduğu enerji iletim hattının dava dışı şirket tarafından yüklenici X şirketine yaptırıldığı, işin tamamlanmasından sonra, yapılan ağaç kesimi nedeni ile direğin ve bağlantı iletkenlerinin, faz izolatörlerinin hasarlandığı, ağaç kesim işinin enerji iletim hattına ait direklerin montajından önce tamamlanması gerektiği, ancak bu duruma dikkat edilmeksizin direklerin dikiminden sonra ağaç kesimi yapılmasının dava konusu hasarın öncelikli sebebi olduğu - Dava dışı şirketin iş sahibi olarak direklerin montajına başlanılmadan önce ağaç kesim işinin tamamlanıp tamamlanmadığının kontrol ve denetimini yapmaması nedeni ile zararın oluşumunda % 45 oranında kusurlu olduğu - Dava dışı Y'nin ağacın kesim işini yaptırdığı, yeterlilik belgesine sahip ehil kişiler vasıtasıyla yaptırması gerekirken köyden temin edilen işçilerle yaptırmış olması nedeniyle olayda % 35 oranında kusurlu olduğu- Z şirketinin direklerin montajına başlamadan önce kendisine yer teslimi yapılırken kesilecek ağaçlar konusunda uyarıda bulunmaksızın direk montajına başlaması, ehil olmayan işçilerin ağaç kesimi yapmasına izin vermiş olması sebebiyle % 5 oranında kusurlu olduğu- Davalı O şirketinin ağaç kesim işini hızlandırmak ve kısa sürede sonuçlandırmak amacıyla dava dışı şirket adına ağaç kesim işini yaptırdığı ve bu iş için Y ile anlaştığı ve Y tarafından adına düzenlenen fatura bedelini ödediği, bu kapsamda ağaç kesiminde çalıştırılan işçilerin yapılacak iş için yeterliliklerinin olup olmadığı konusunda gerekli denetimi yapmamakla olayda %15 oranında kusurlu olduğu-, Üzerine ağaç devrilmek suretiyle hasarlanan enerji iletim hattı direği ile, 12 - 14 nolu direkler arasındaki faz iletkeni, OPGW koruma iletkeni, hırdavatlar ve izalatörlerin yeniden yapımı sebebiyle oluşan hasar bedelinin 685.297,80 TL olduğu, temlik alan davacı tarafından 523.927,13 TL sinin dava açıldıktan sonra Z. İnşaat Ltd.Şti.ne ödenmiş olup temlik alınmakla rücuen 523.927,13 TL alacağın olduğu ancak ödenen tazminat bedelinin kendi sigortalısı ve sigorta ettireninin kusuruna isabet eden kısmını talep edemeyeceği - Kendi sigortalısı dava dışı şirketin % 45 oranında, sigorta ettiren Z şirketinin % 5 oranında kusurlu olup toplam % 50 oranın düşümü ile davanın niteliği ve tarafları da nazara alınarak Y'nin dava dışı ve ağaç kesim işini yapan olmakla bakiye %50 kusur oranına isabet eden 523.927,13 TL nin %50 si 261.963,56 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Taksirle öldürme kapsamında “cezayı gerektiren bir fiil” in söz konusu olduğu, ceza davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca onbeş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davanın 06.03.2011 olay tarihi üzerinden onbeş yıl geçmeden açılmış olduğu, ceza kanunlarının öngördüğü daha uzun zamanaşımı süresinin, halef sıfatıyla davada yer alan sigortacı yönünden de uygulanacağı dikkate alındığında, somut olayda zamanaşımının gerçekleşmediği, o halde, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlığın; "Optima Konut Paket Sigorta Poliçesi" kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu-
Raporlar arasında açıkça bir çelişki bulunduğu, Adli Tıp Genel Kurulu'ndan kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne uygun, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte ve çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınarak usuli kazanılmış haklara da dikkat edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekitiği-
Alacak likit olmadığından kısa kararında icra inkar tazminatı talebinin reddi kararının doğru olduğunu, ancak hükme yazılmadığını, bu eksikliğin yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Temel hukuki ilişki kira sözleşmesine dayandığından davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesinde olduğu ve bu nedenle sigortacı tarafından halefiyet yoluyla açılan davanın da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma esnasında sigortalı araçları taşıyan taşıtın başka bir taşıta çarpması nedeniyle taşıyıcılar ile kazaya karışan taşıtın işleteni ve sigortacısı aleyhine açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir...
Uyuşmazlığın davacının sigortalısına ait işyerindeki olayda rizikonun gerçekleşmesinde davalının çalıştırdığı işçinin kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranın ne kadar olduğu ve buna göre davacının aralarındaki poliçeler dahilinde sigortalısına yapmış olduğu ödemelerin davalıdan rücuen tazminin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı - Davaya konu işlemin yapıldığı yerin dava dışı davacı şirketin sigortalısının işyeri olduğu, kazayı yapan kişinin ise davalı şirket çalışanı olduğu, sigortalı şirketin yükleme ve boşaltma yapılacak alanda gerekli önlem ve denetimleri etkin bir şekilde yapmadığı, olay anında davalı çalışanı yanında sigortalı şirket elemanlarının ve etkin bir yönlendiricinin, manevra yapması için gereken gözetmenin mevcut olup olmadığı konusunda dosya içerisindeki farklı beyanlar gözetildiğinde şüphe olduğu - Dava dışı sigortalı şirketin davalıdan hizmet alımı yapsa dahi çalıştırılacak eleman alımında ve elemanın yetkinliği konusunda seçici davranması gerektiği, bu hali ile asli kusurlu olanın dava dışı sigortalı şirket olduğu - Davalı tarafın operatörü 6 gün önce sigorta kaydı yaparak işe aldığı, operatörlük belgesinin ise olay tarihinden 5 ay önce alındığı, davalı çalışanının yanında yönlendiren bir eleman olmadan riskli bir bölgede çalışma yapmasının kendisine atfedilebilecek bir kusur olduğu, davalı çalışanına gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verilmediği, kazanın meydana gelmesinde ilgili çalışanın dikkatsizliğinin tali olarak etkili olduğu- Borulardaki kaynağın zayıf ve iyi nüfus etmemiş kaynak dikişinin olmasının olayın oluşumuna tek başına etkisi olmadığı, ancak bu hususun davacı sigortalısına yüklenecek kusuru artırıcı bir unsur olabileceği zira davaya konu kazada boruların dışarıdan herhangi bir etken olmadan patlamasının ya da kaynak yerinden kırılmasının söz konusu olmadığı - Eski tarihli bilirkişi raporu ve itirazların hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bu hali ile dosyada düzenlenen son bilirkişi raporunun dosya içerisindeki raporlar arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette olduğu-
Sigortalıya ait taşınmazın inşaat bütün riskler sigorta poliçesi ile her türlü risk kapsamında sigortalandığı, sigorta poliçesinin büyük olması nedeniyle 9 ayı sigorta şirketinin söz konusu sigorta poliçesinin kapsamı nedeniyle müşterek ve paylar oranında dahil oldukları, poliçenin Mall Of İstanbul İnşaat/ Montaj Tüm Riskler Sigorta poliçesi ile düzenlendiğini, şantiye tesisleri ve muhteviyatının sadece yangın, hırsızlık ve doğal afete karşı teminat altına alındığı, poliçe konusu taşınmaz üzerine alışveriş merkezi kurulması için inşaata başlandığı, söz konusu yerin güvenliği için davalı şirket ile güvenlik hizmetleri için sözleşme yapıldığı, sözleşmeye göre davalı şirket tarafından 30 güvenlik görevlisi istihdam edildiği, sözleşme uyarınca davalı şirketin güvenliğini sağladığı yerde birden çok hırsızlık olayı neticesinde emtiaların çalındığı, Mall Of İstanbul şantiyesinin güvenliğini sağlayan P. Güvenlik ve Danışma Hizmetleri A.Ş. personellerinin, şantiye alanına giriş çıkışları kontrol altında tuttukları, bahse konu iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili şantiyenin ana kapılarından şantiye alanına kayıt altına alınmadan giriş çıkış yapan herhangi bir araç ile şüpheli şahıslar tarafından hırsızlık eyleminin gerçekleştiğine dair bilgi, belge, görgü tanığı, kamera kaydının olmadığı, kamera sisteminin kurulması ve inşaat malzemelerinin depolarda kilit altında bulundurulmasının güvenlik firmasının görevi olmadığı, şantiyede bulunan alt taşeron inşaat firmalarına gelen inşaat malzemelerinin hangi firmaya ne kadar malzeme geldiğine dair tonaj ve adetlerinin kaydının tutulması, şantiyenin hangi alanında hangi malzemeleri ne kadar kullandıkları, geriye ne kadar malzemelerinin kaldığı gibi böyle bir görevlerinin olmadığı, çalındığı iddia edilen emtiaların güvenlik firması personellerine teslim edilmediği yönü ile P. Güvenlik ve Danışma Hizmetleri A.Ş. personellerinin kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği-
Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün, karayollarının yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılmasının gerekli olduğu, somut olayda davalı idare aleyhinde hizmet kusuruna dayanılarak dava açıldığı, mahkemece, yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kararı verilmesi gerektiği-