F. kaza sigortasından kaynaklanan maddi tazminat istemi-
Sigorta şirketinin, oyalama kastı ile "sigorta tazminatını ödeyeceği" konusunda sigortalısında bir inanç yaratarak zamanaşımı süresinin bitiminden sonra zamanaşımı def’inde bulunmasının iyi niyet kurallarına aykırı bir davranış olduğu-
Poliçe teminatı kapsamında alternatif iş yeri değişikliği masrafları klozuna ilişkin olarak davacının yapmak zorunda kaldığı masraflarla ilgili herhangi bir belge sunmamış olduğu- Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ek dava ile talep edilecek (ya da ıslahla artırılacak kısım yönünden) miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerektiği- Rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte olan TBK 154/1. uyarınca, borçlunun ödemede bulunması zamanaşımını kesen sebepler arasında sayıldığı ve zamanaşımının kesilmesi halinde, kesilmeden itibaren yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı ve borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir hükümle sabit olmuş ise yeni sürenin daima 10 yıl olacağı- Bu durumda mahkemece, davalı ... şirketinden hasar dosyasının eksiksiz getirtilerek davacı sigortalı ile davalı ... arasında ödemeye konu anlaşma, ibraname vb. sözleşme düzenlenip düzenlenmediği Borçlar Kanunu kapsamında ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelenip tetkik edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat isteminin 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu- Kısmi dava şeklinde açılan tazminat davasında, davaya konu edilmeyen alacak kısmı için zamanaşımının işlemeye devam ettiği- Hasar ihbarından sonraki 45. gün sonunda davacı alacağı muaccel olacağından, muacceliyetten sonraki 2 yıl içinde davaya konu edilmeyen alacak bölümünün zamanaşımına uğrayacağı dikkate alınarak, davalı vekilinin zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi, ıslah edilen bölümün zamanaşımına uğrayıp uğramadığının kararda tartışılması gerektiği-
İşyeri sigorta poliçesi gereği kısmi olarak açılan tazminat davasında, mahkemece, sigortacı tarafından "sigorta bedelini almak amacıyla dolandırıcılık ve bu amaçla suç uydurma" iddiası ile yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma/kovuşturma dosyasının, bekletici mesele yapılması karşısında, sigortalı-sanığın kesinleşen ceza dosyasından beraat ettiği, bunun üzerine, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporları mukabilinde sigortalı tarafından ıslahla talep miktarının artırıldığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sigortacının ıslah edilen miktar bakımından rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği yönündeki iddiasının; ceza davasının kesinleşme tarihi ve ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğramasına neden olan diğer durumların sigortalıya atfedilebilecek bir kusurdan doğmadığı, sigortalının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açtığı kısmi davada zararın belirlenmesine ilişkin ilk bilirkişi rapor tarihinden ve ceza davasının kesinleşip zararın teminat dışı kalmasına yol açacak bir durumun bulunmadığının sabit hale geldiği tarihten sonra, zamanaşımı süresi içinde ıslah yaptığı dikkate alınarak, ıslah edilen bölüm için değerlendirme yapılıp hüküm tesisinin gerektiği-
Davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tahsilini talep ettiği meblağı bilirkişi raporu sonrasında ıslah yolu ile arttırmış olup dava dilekçesi ve (HMK mad. 109) kısmi davada, ancak dava konusu yapılan miktar bakımından zamanaşımının kesileceği ve olayın 2014 yılında meydana geldiği, davanın Ağustos 2014'de açıldığı, ıslah talebinin ise Haziran 2017'de yapıldığı gözönüne alındığında, TTK. mad. 1420'de belirtilen süre geçmiş olduğundan, davalının usulüne uygun ve süresinde yaptığı zamanaşımı def'i dikkate alınarak ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine kararı verilmesi gerektiği-
Hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemi-
Devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemi-
Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları'na göre; sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler, sözleşmenin sona ermesinden itibaren iki yılda zaman aşımına uğrar" düzenlemesinin yer aldığı, somut durumda ise, davacının talebinin, mal sigortalarının bir türü olan zorunlu deprem sigorta poliçesine dayandığı; mal sigortaları bakımından, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1268. maddesinde 2 yıllık zamanaşımı süresi benimsenmiş olmakla birlikte, sigortanın özel bir türü olan zorunlu deprem sigortası bakımından özel zamanaşımı süresi belirlendiğinden, ZDSGŞ'nın C.7. (iki yıllık zamanaşımı) hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği-
Maddi tazminat davası-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • kayıt gösteriliyor