İpotek akit tablosunda ya da onun atıf yaptığı sözleşmede, «T.C. Merkez Bankası fon kesintisinden borçlunun sorumlu olacağı» öngörülmedikçe, bunun borçludan istenemeyeceği–
İpotekli taşınmazın, başka bir alacaklının alacağından dolayı daha sonra haciz edilebileceği ve satışa çıkarılabileceği, ancak satışın yapılabilmesinin, satış bedelinin ipotekli alacaklının alacağını karşılaması halinde mümkün olabileceği—
Ayrı ayrı parseller halindeki taşınmazlara ayrı ayrı kıymet takdir edilerek, ayrı ayrı saatlerde satılması gerekeceği—
Rehin (satış) bedelinin alacaklıların alacaklarına yetişmemesi halinde bir «sıra cetveli» düzenlenip, alacaklılara tebliğ edileceği ve alacaklıların buna karşı «itiraz» ve «şikâyet» yoluna gidebilecekleri–
K. takdirine yönelik şikayet üzerine verilen kararlar kesin olduğundan, kararda «kanun yolunun açık olduğu»nun belirtilmesinin, sonucu değiştirmeyeceği—
«İİK. mad. 129 hükmünün kamu düzeni ile ilgili olduğu-
İpotek akit tablosunda belirtilen adrese çıkarılan tebligatın tebliğ edilmeden geri dönmesi halinde, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre işlem yapılması gerekeceği—
İİK. mad. 132 uyarınca, ipotekli alacaklının, müsaadesi alınmadan kendisinden sonra ipotekli taşınmaz üzerinde borçlu tarafından kurulan “irtifak”, “taşınmaz yükümlülüğü” ile birlikte veya bu haklardan arınmış (âri) olarak, ipotekli taşınmazın satışını isteyebileceği-
İpotekli taşınmazın kamulaştırılması halinde, ipotek kaydının, kamulaştırma bedeline dönüşeceği—
Ortaklığın giderilmesi ilamında, «ipotekle yükümlü satılacağı» öngörülmeyen taşınmazın, ipotekle yükümlü olarak satılamayacağı—