Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin davada, işe giriş çıkış kayıtlarının davalı işyerinden getirtilmesi gerektiği belirtilmişse de davalı tarafça ibraz edilmeyen kayıtların mahkemece re’sen getirtilmesinin taraflarca getirilme ilkesine aykırılık teşkil edeceği-
Ö.istan'ın ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tespit edilerek bu günlere ait çalışılmadan hak kazanılan ücret miktarının, ülkemiz ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılarak hak kazanılan genel tatil ücreti alacağından mahsubunun gerektiği- Davacının kabul edilen yıllık ücretli izin günlerinin fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesabından dışlanması gerektiği-
Hafta tatili ücreti alacağı bakımından mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporu ile kabul ettiği miktar arasında ihtilaf bulunduğu uyuşmazlıkta, uyuşmazlık konusu olan 2.000TL hafta tatili ücreti alacağının açık biçimde direnme kararının verildiği tarihte geçerli olan 3.200TL tutarındaki temyiz edilebilirlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddi gerektiğine-
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mi yahut ihale makamı-müteahhit ilişkisinin mi bulunduğu- İşçilik alacaklarından davalıların birlikte mi sorumlu olduğu- Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınması-
22. HD. 05.03.2019 T. E: 2017/20739, K: 5047-
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçinin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiğinin varsayılacağı, fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeleri ve işyeri iç yazışmalarının delil niteliği taşıdığı, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tanık beyanları ile sonuca gidilebileceği, bununla beraber herkesçe bilinen genel bazı vakıaların da bu noktada göz önüne alınabileceği, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemeyeceği, aynı ilkelerin, ulusal bayram ve genel tatil alacağının ispatı bakımından geçerli olduğu-
Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına yönelik talep bakımından, alacak iddiasının tanık anlatımlarına dayandırılması sebebiyle, davanın kabul edilmesi halinde, hesaba esas alınan süre ve alacağın miktarı nazara alınarak uygun oranda takdiri indirim yapılması gerekliliği söz konusu olacağı ve hakimin takdir yetkisine bağlı olarak yapılacak indirim oranı baştan belirli olmayacağından, söz konusu alacakların belirsiz alacak olduğu, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacakları bakımından ise, davacı, çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacağını, belirleyebilecek durumda olduğundan, dava konusu kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının gerçekte belirlenebilir alacaklar olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği- 
Islahın ancak tahkikat tamamlanıncaya kadar yapılabileceği, bozma sonrası ıslahın hiç yapılmamış kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiği- Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarından yapılan takdiri indirimler dışındaki sebeplerle reddedilen alacak miktarları (kıdem tazminatı ve fazla çalışma) üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
22. HD. 22.10.2018 T. E: 13930, K: 22812-
HMK mad. 64'de göre dava ihbar olunmuşsa da, ihbar olunan davaya katılmadığı gibi kendisine davayı ihbar eden davalıyı temsil etmek istediğini de bildirmediği, bu durumda ihbar olunanın davada taraf sıfatını kazanmadığı ve ihbar olunan hakkında hüküm kurulmadığından ihbar olunanın temyiz talebinin reddine karar verildiği- Dosya içeriği, davacı tanığın beyanları ve emsal işçinin dosyası birlikte değerlendirildiğinde davacının fazla çalışma talebi emsal dosyadaki gibi kabul edilmesi gerektiği-