Davacıların ortağı oldukları şirketin ortaklarından ayrı ve farklı bir kişiliğe sahip olduğu- Ortağı olunan şirket tüzel kişisinin, ortağın "kendisi" olarak kabul edilmeyeceği, ihtiyaç sebebinin tahliye sebebi olarak kabul edilebilecek kişiler bakımından gerçekleşmediği- "Davacıların şirketi anne, baba, oğul ve torundan oluşmakta olup TBK 350/1'de sayılan kişilerden oldukları, şirket ile ortakların faaliyeti ve ihtiyaçlarının bağımsız olmadığı" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir...
Somut olayda, dava konusu dava konusu taşınmazı 12.01.2015 tarihinde satın alan ...'ın davanın açıldığı 22.01.2019 tarihinden önce 06.04.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşıldığı, mahkemece, davanın niteliği itibariyle taraf teşkilinin sağlanabileceği mümkün olup bu yönde de karar verilmiş ve ... mirasçıları davaya dahil edilmiş olduğu halde, mecburi dava arkadaşı olduğu hususu göz önünde tutulmaksızın yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı sürücünün yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemi-
1. HD. 19.12.2024 T. E: 4889, K: 6954
Gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceğinin belirtildiği- Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitireceğinden aleyhine dava açılamayacağı-
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir...
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulmasının kamu düzeni ile yakından ilgili olduğu- Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu ve bu bakımdan hakim resen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahip olduğu-
Doktor, hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve tmk.8saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulaması ve gerekirse koruyucu tedbirler almak zorunda olduğu- Müvekkilin (hasta), mesleki bir iş gören doktor olan vekilden tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahip olduğu- Dava dışı doktorun davacı annenin gebelik takibini yaptığı dönemde davacı küçüğün down sendromlu olup olmadığını tespiti bakımından gerekli incelemelerin yapılıp yapılmadığı, hastanın bilgilendirilmesi noktasında hekimin sorumluluğunu ne şekilde yerine getirdiğinin ve buna göre aydınlatma yükümlülüğünün değerlendirilmesi gerekmekte olup Mahkemece ispat yükünün davalıda olduğu-
Hatanın (yanılmanın) esaslı kabul edilebilmesi için hem yanılgıya düşen taraf yönünden (subjektif unsur) hem de iş hayatındaki dürüstlük kuralları yönünden (objektif unsur) hataya düşülmese idi böyle bir sözleşmenin hiç veya açıklanan biçimde yapılmayacağının ispatlanmasının zorunlu olduğu- Davalının yargılama sırasında öldüğü, terekesinin mirasçılarına intikal ettiği, kişiliğin ölümle sona ermesinden dolayı ölü kişi hakkında iptal tescil hükmü kurulamayacağı, ölü kişi hakkında iptal tescil kararı verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiği-
