Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfetinin, senedi elinde bulundurup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya ait olduğu-
İmzaya itirazda, “senetteki imzanın borçluya ait olduğunu” ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya ait olup, alacaklı yerine borçludan bilirkişi ücretini yatırmasını isteyip, “bilirkişi ücretini yatırmadığından bahisle” “itirazının reddi”nin usulsüz olacağı-
Paraf imzanın keşide tarihinin gün ay ve yıl bölümlerinde yapılan tüm değişiklikleri kapsadığının kabulü ile “parafın keşide tarihindeki ay hanesinin düzeltilmesini kapsamadığı” gerekçesiyle yapılan itirazın reddi gerekeceği-
Alacaklı hamilin, kendisinden önceki cirantaların imzasını kontrol etmeden senedi alıp takibe koymuş olması halinde, icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin yerinde olacağı-
Borçlu senetteki imzayı inkar ettiğinde, dosyadaki sıfatına bakılmaksızın “hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü”nün alacaklıya ait olacağı-
İmza inkarında alacaklının feragati nedeniyle sadece “karar verilmesine yer olmadığını” şeklinde karar verilmesi gerekirken, alacaklı aleyhine tazminata da hükmedilmesinin yerinde olmayacağı-
“Bonodaki imzaların borçlu eli ürünü olduğunu” kontrol etmeden ya da imzaların huzurda atılmasını sağlamadan bonoyu kabul eden alacaklı, imza itirazı kabul edilen kişiye karşı başlattığı takipte ağır kusurlu sayılmalı, mahkemece borçlu yararına takip konusu asıl alacağın yüzde yirmi nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmelidir-