Asliye Hukuk Mahkemesinin bozma ilamı doğrultusunda Tüketici Mahkemesine yönelik görevsizlik kararı üzerine davacı vekili tarafından süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilme talebinde bulunulmadığından ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hükümde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
4077 sayılı K. mad. 30 ve TBK. mad. 223 uyarınca, sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki eksiklik nedeniyle davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği- Dava konusu konutlarda mahkemece keşif yapılmış ve konusunda uzman bilirkişi tarafından gizli ayıplardan, konutun tesliminden sonra en az bir kış mevsimi geçtikten sonra takriben 8 ay sonra haberdar olunabileceğini belirtilmiş olduğundan ve davacının konutu teslim ile dava tarihine göre üç kış mevsiminin geçtiği görüldüğünden, konutların bulunduğu Adana ilinde kış mevsiminin diğer il ve yörelere göre daha ılıman geçtiği de bilindiğinden, daire ve ortak alanlardaki gizli ayıpların ihbarının süresinde yapılmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi şart olduğu- "Kaldıraçlı alım satım alım işlemleri çerçeve sözleşmesinin" feshi ile uğranılan zararın tazminine ilişkin davada taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olmayıp, yatırım amaçlı ticari iş olduğu ve bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde 6502 sayılı Kanun kapsamına girmediği, 'Asliye Ticaret Mahkemelerinin' görevli olduğu-
Satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine-
Bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin uyuşmazlıkta tüketici mahkemelerinin görevli olduğu-
Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak sigorta tazminatının tahsili istemi-
Konaklama sözleşmesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin davada taraflar arasında herhangi bir kira ilişkisi olmadığından ve 6502 s. K. mad. 83/2 uyarınca, somut uyuşmazlığa bakma görevi tüketici mahkemelerinin görev alanına girdiğinden, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu-
Satılan maldaki ayıp "açık" ayıp niteliğinde ise, 4077 s. K. mad. 4 uyarınca malın teslim tarihinden itibaren otuz gün içinde ihbar edilmesi gerektiği- Konut ve villaların satışına ilişkin internet ilanlarında, reklam ve tanıtım broşürlerinde yer verilen olanakların gerçekte bulunmamasının açık ayıp mahiyetinde olduğu- Davacılar, satın aldığı bağımsız bölümün ekonomik değerini düşüren ayıpların açık ayıp mahiyetinde olduğu, davalıların da bu ayıbı gizlemek için herhangi bir hileye başvurmadıkları, davacının bu ayıplardan bağımsız bölümü satın aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceği ancak davacıların 4077 s. K. mad. 4 gereğince davalılara ayıp ihbarında bulunmadıkları anlaşıldığından, davanın reddi gerektiği- "Sosyal donatı alanlarının siteye ait olmayan bir başka taşınmaz üzerinde inşa edilmiş olmasının eksik ifa teşkil ettiği, bu hâlde on yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde tazminat talebinde bulunulabileceği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği-
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşan banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin, anılan kanunun 3/1-k-l, 73/1, 83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde Tüketici Mahkemeleri olacağı-
