Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup, kadın, dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını,daha öncede götürme fırsatı elde edemediğini ispat edemediğinden, mahkemece hataya düşülerek hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu- 
Davacının "altın set" isteği bulunmadığı halde, istek dışına çıkılarak bir adet 22 ayar setin de hüküm altına alınmasının doğru olmadığı-
Tarafların evlendiği tarih ile boşanma davasının açıldığı tarih arasında ödenen kredi taksitlerinin da­valı kocanın edinilmiş malından davalı eşin kişisel malına yapılan katkı olduğunun kabulü gerekeceği-
Kısmen mal ayrılığı, kısmen de edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönem­lere karşılık gelen uzun vadeli aidat yada borç ödemelerinde; mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde her bir eşin yaptığı ödeme(katkı), 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihin­den sonraki dönemde geçerli olan edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel malı olarak gireceği-
Evlilik tarihinden 4 ay sonra evin alınmış olması halinde, davalının annesi tarafından alınan taşınmazın davalının kişisel malı olduğunun kabulü gerekeceği-
Eşlerin karşılıksız kazandırma yoluyla elde ettikleri mal varlığının kişisel malları sayılacağı ve tasfiyeye dahil edilemeyeceği-
Her eş diğer eşte bulunan mallarını geri alabilecek olup, bunun için aralarındaki mal rejiminin sona ermiş olması gerekmeyeceği-
Edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınan taşınmazla ilgili mal rejiminin tasfiyesi davasında, davalının çektiği kredinin çekildiği tarihten itibaren ödendiği tarihe kadar tüm ödemeleri gösteren belgeleri getirilerek, taşınmazın alındığı tarih ile taraflar arasında boşanma davasının açıldığı tarih arasındaki ödemelerin edinilmiş mal, boşanma tarihinden sonraki ödemelerin ise davalının kişisel malı olarak kabul edileceği, davalının çektiği kredi dikkate alınmaksızın bağımsız bölümün tamamının edinilmiş mal olarak kabulünün isabetsiz olduğu- Katılma alacağı hesabında tasfiye tarihinin boşanma veya mal rejiminin sona erdiği tarih olmayıp, tasfiye veya değer artış payına yönelik açılmış bulunan davanın karar tarihi olduğu- Katılma alacağı sebebiyle ayın isteme imkanı bulunmadığı, ancak alacak talep edilebileceğinden tapu iptali ve tescil isteğinin kabul edilemeyeceği-
Davacıya ait altınlar ve babasından aldığı para, onun kişisel malı olup, bozdurulan altın parasının ise, kişisel malların yerine geçen değer olarak kabul edileceği-
Davalı eşe, karşılıksız kazanma yoluyla gelen paranın, onun kişisel malı olduğu ve kişisel mal üzerinde katkı payı alacağı talebinde bulunamayacağı-