Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatın az olduğu- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-karşı davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının az olduğu-
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, “Davacı kadının ailesinin evlilik birliğine olumsuz müdahalesine sessiz kaldığı” vakıasının ispatlanamadığının anlaşıldığı, dosya kapsamından davacı kadının başkaca bir kusurunun da bulunmadığı, gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre, davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği- Erkeğin kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olup, kadının evliliğin sona ermesiyle eşinin maddi desteğinden yoksun kaldığı, öyleyse, davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuş olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği- Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuğun ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakasının az olduğu, mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekeceği-
2. HD. 02.07.2019 T. E: 3853, K: 7916-
Eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceği-
2. HD. 01.07.2019 T. E: 2018/3251, K: 7806-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatın az olduğu-
2. HD. 26.06.2019 T. E: 3782, K: 7754-
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden bölge adliye mahkemesince, davacı-davalı kadına hakaret vakıası yüklenmek suretiyle, erkeğin de davasının kabulüne karar verilmiş ise de; kadına yüklenen hakaret vakıasının, dava tarihinden sonra gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dava tarihinden sonra gerçekleşen vakıaların kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, toplanan delillerden kadının başkaca bir kusurlu davranışının da ispatlanamadığı, gerçekleşen bu durum karşısında erkeğin boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekeceği- Kadının boşanma davası istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olduğundan, erkeğin boşanma davasının konusunun kalmadığı, bu durumda, davalı-davacı erkeğin boşanma davasının esası hakkında bir karar verilememesi gerekeceği, o halde ; erkeğin boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerekeceği-
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı-karşı davacı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığının, bağımsız konut temin etmediğinin, aile baskısına göz yumduğunun ve eşini istemediğini söylediğinin anlaşıldığı, gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin davacı-karşı davalı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği- Evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-karşı davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığının, bu olayların kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin anlaşıldığı, boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği, o halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4) dikkate alınarak kadın yararına maddi ve manevi tazminata karar vermek gerekeceği- İlk hükümde kadın yararına hükmedilen nafakaların kadın tarafından temyiz edilmediği, bu miktar yönünden davalı-karşı davacı erkek yararına usulü kazanılmış hak oluştuğundan, bu sebeple bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda usuli kazanılmış hakka aykırı şekilde kadın yararına artırılarak nafakaya hükmedilmesinin doğru olmadığı-