Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yüzde elli hissesi için ödenmesi kararlaştırılan meblağın şirketin tamamının gerçek değerinin çok üzerinde olması karşısında, dürüstlük kuralı gereğince söz konusu hisse devir sözleşmesinin geçerli sayılmayacağı ve davacının hataya düşürülmüş olduğunun kabulünün gerektiği, dava konusu bonoların ise hisse bedeli karşılığında verildiği, taraflar arasında bonoların düzenlenmesini gerektirecek başkaca hukuki bir ilişki bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar Ü. ve E. hakkında açılan hisse devrinin iptali davasının kabulü gerektiği,15.12.2004 tarihli hisse devrinin iptaline, davacının dava konusu bonolar nedeniyle davalı A.’ya borçlu bulunmadığının tespitine, davalı A. hakkında açılan hisse devri iptali davası ile davalılar Ü. ve E. hakkında açılan menfi tespit davasının husumet yönünden reddine karar verildiği-
Tarafların anlaşarak boşanma taleplerine uygun ve bu yönde hüküm almalarına rağmen, hükmü tebliğe çıkarmayıp beş yıl altı ay sonra tebliğe çıkarılmasının açıklanan boşanma iradelerinin samimi olmadığını gösterdiği gibi, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ile de bağdaşmayacağı-
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davası-
Kat maliklerinden birinin, kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacağı, davalının yaptırdığı yaya yolunun ortak yerde projeye aykırılık oluşturduğu, 09.12.2009 tarihli infaz tutanağında davacıya geçit hakkı verilmesi hususunda taraflar arasında anlaşmaya varıldığı ve bu tutanakta davacının imzası bulunduğuna göre, MK m.2 uyarınca iyiniyet kuralı da göz önüne alınarak projeye aykırı olup anlaşma dışında yapılan inşaat, tesis ve değişikliklerin davacı tarafın rızası olmadığı için ortak yerde yapılan projeye aykırılık olarak değerlendirilmesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespit davası-
Vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteği-
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların kullandığı tespit edilen ibarelerin, nakliyecilik faaliyeti içinde kullanılmış olup, bütünü itibariyle davacı şirketin ticaret ünvanını çağrıştırmakta olduğu, adı geçen internet sitelerinde davalıların bu biçimdeki kullanım şeklinin de basiretli bir tacirin uyması gereken dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davacının ticaret ünvanıyla karışıklığa sebebiyet verecek şekilde olduğu, orta düzeydeki kullanıcıların arada bağlantı kurmasına zemin oluşturarak karışıklığa neden olmak suretiyle haksız rekabet oluşturduğu, bu hali ile haksız kazanç elde etmek amacında olunduğu, bu nedenle haksız eylemi gerçekleştirdikleri sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü gerektiği-
Çekişme konusu payların satış işleminin yapıldığı, satıştan sonraki tarihli belgede davacı ve diğer tüm mirasçıların davalıyı ibra ettiği, sözü edilen belgenin imzalı boş kağıdın üzeri doldurulmak suretiyle oluşturulduğu iddiasının usulüne uygun biçimde kanıtlanamadığı anlaşıldığından, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkin davanın reddi gerektiği- Mahkemece "...belge altında davacının imzası bulunsa da, tanıkların beyanları dikkate alındığında metin kısmının sonradan daktilo ile yazılma olasılığının yüksek bulunduğu...” gerekçesi ile anılan belgeye itibar edilmemesinin isabetsiz olduğu- Varsayıma dayalı hüküm kurulamayacağı-
Terekeyi sahiplenmiş olan veya sahiplenme anlamına gelen işleri yapan mirasçıların, bundan sonra terekenin borca batık olduğunu ileri sürmelerinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu-