Kal ile eski hale getirme, gayrimenkulün aynına tabi alacaklar olduğundan ve gayrimenkul takipten önce üçüncü kişiye devredildiğinden, ilam alacaklısının yeni malik olduğu, taşınmazı devreden eski malikin (kal ve eski hale getirilme yönünden) takip hakkı bulunmadığı-
Davada, terditli olarak tapu iptal ve tescil talebi olduğunda temelde gayrimenkulün aynına ilişkin olan kararın infazı için kesinleşmesi gerektiği-
Şikayete konu ilamın "kal hükmü" de içermesi nedeniyle "ilamın kesinleşmeden infaz edilemeyeceği" belirtilerek takip tarihinde henüz kesinleşmediği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği- Temyiz incelemesine konu şikayet kal hükmünün infazı ile de ilgili olduğundan, miktar olarak kesinlik değerlendirmesine tabi tutulamayacağı ve bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan incelenmesi gerektiği-
Şikayet dilekçesinde takibe konu ilamın kesinleşmediğine ilişkin bir iddia ileri sürülmediğinden, bu konuda re'sen "tapu iptal tescil davasına ilişkin ilamın kesinleşmediği" gerekçesi ile "takibin iptaline" karar verilemeyeceği, bu hususun kamu düzeninden olmadığı-
HMK'nun 367/2. maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin aynı haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemeyeceği- İlam, bir bütün olup, ilamda yer alan eklentilerin de aynı kurala tâbii olduğu- İlamda yer alan tüm alacak kalemlerinin ilamın kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği belirgin olmakla, ilam kesinleşmeden, eklentilerin ayrıca takibe konu edilmelerinin de söz konusu olamayacağı-
Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli olarak açılan davada, davalıların (borçluların) "inançlı temlik nedeniyle mülkiyet iddiasına" dayanarak davaya karşı koydukları anlaşıldığından, davanın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğunun ve ilamın kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceğinin kabulü gerektiği-
Dayanak ilamda davacı taşınmazın davalı adına kayıtlı tapusunun iptalini ve adına tescilini talep etmiş, davalı ise taşınmazın satım devir işlemlerinin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, mülkiyet devrinin (satışın) sıhhati tartışılarak davanın kabulüne ancak taşınmaz tapuda devir gördüğünden tazminata hükmedildiğinden, bu haliyle ilamın infazı için kesinleşmesi gerekeceği-
Takibe dayanak ................ sayılı ilamında, davacı tarafça tapu iptal ve tescil kabul edilmemesi halinde eski hale getirme bedeli ve yoksun kalınan bedelin davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece "davacıların tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine, bedel taleplerinin davalılardan .......... ve .............. dışındakiler yönünden kabulü ile 12 parsel yönünden 87.556,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ............. ve .............. dışındaki davalılardan tahsili ile davacılara hisseleri oranında ödenmesine, 21 parsel yönünden 1.094.076,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .............. ve .............. dışındaki davalılardan tahsili ile davacılara hisseleri oranında ödenmesine" karar verildiği, bu haliyle ilamın, taşınmazın aynına ilişkin olup, kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği-
Takibe dayanak ............. Asliye Hukuk Mahkemesi .............. sayılı ilamında, davacı tarafça tapu iptal ve tescil ile eski hale getirme bedeli ve yoksun kalınan bedelin davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek Antalya ili Finike ilçesi Atalanı Köklükum mevkii 189 Ada 67 parsel sayılı taşınmazda ................... adına kayıtlı 2800/5721 payın iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, 217.733,50 TL eski hale getirme, 726.360,00 TL yoksun kalınan gelir toplamı olan 944.093,50 TL'nin davalı ...............'dan alınarak davacıya verilmesine " karar verildiği, bu haliyle ilamın, tapu sicilinde değişiklik yaratacak mahiyette ve taşınmazın aynına ilişkin olup, kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği-
Takip dayanağı ilamda, hakikate muhalif beyanda bulunmak suçuna ilişkin mahkumiyet kararı ile birlikte İİK'nın 89/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedildiği, takip tarihi itibari ile dayanak ilamın kesinleşmediği anlaşılmış olup, uyuşmazlığın şikayet tarihi itibari ile değerlendirilmesi gerektiğinden dayanak ilamın kesinleşmeden infazının mümkün olmadığı, o halde, İlk Derece Mahkemesinin şikayetin kabulü ile takibin iptaline ilişkin kararın yerinde olduğu-
