TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi, Zamanaşımı > - Zamanaşımı > - A. Süreler > Madde 147 - II. Beş yıllık zamanaşımı
Uyuşmazlık, tarafları ve konusu itibariyle kooperatifler hukukundan kaynaklanmakta olup, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmadığından, mevcut davadaki zamanaşımı süresinin eser sözleşmesi kapsamındaki zamanaşımı süresine göre değil, kooperatif ile üyesi arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu ( BK )'nun 126/4. ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147/4. ) maddesinde öngörülmüş 5 yıllık süreye göre değerlendirilmesi gerekeceği-
Eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu tartışmasız olup, kural olarak eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin başlangıcı da eserin teslimi tarihinden itibaren olup; alınan iskan ruhsatı üzerine teslim edildiğine göre, her iki istem için de zamanaşımı süresinin iskanın alınış tarihinden itibaren başlatıldığında, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığının anlaşıldığı-
Alacaklının borçlu aleyhine icra takibine başlamasının işleyen zamanaşımını kesen bir neden olduğu, alacaklının takip talebi ile icra memuruna başvurmasının, zamanaşımının kesilmesi için yeterli olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilememesinin ya da hacze başlanmamasının zamanaşımının kesilmesine engel olmadığı, itirazın iptali davasında davacının daha önce yapmış olduğu icra takibi nedeniyle zamanaşımı süresi kesildiğinden işin esasının incelenmesinin gerektiği-
Mahkemece, üyelikten ihracı kesinleşmeyen dava dışı kişiye ait dairenin davacıya satılması sonucunda oluşan ve davacının dava dışı kişiye ödemek zorunda kaldığı ecrimisilden doğan zararı, sorumluluğunu gereğince yerine getirmemesi nedeni ile kooperatiften talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı kooperatif yönünden kabulü ile 25.000,00 TL nin 24.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline, gerçek kişi davalıların, davacıyı üyeliğe kabul etmek suretiyle işlem yapmalarından ötürü, davacının kooperatiften talep hakkı bulunduğu sürece davacıya karşı sorumluluklarının bulunmadığı, kooperatifin gerek duyması ve şartlarının oluşması halinde anılan davalılara rücu edebileceği gerekçesiyle bu davalılara yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-