Davalı-alacaklı karakolda verdiği ifadede "davacı-borçluyu tanımadığını, kendisinden alacağının bulunmadığını" belirtmiş olduğundan, bu açıklamanın davalının davacıdan alacaklı olmadığına dair ikrar niteliğinde olduğu kabul edilerek bir hüküm kurulması gerektiği-
İşçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusundaki uyuşmazlıkta, davacının başka bir esas sayılı dosyada beyan ettiği ücretin mahkeme dışı ikrar olup, söz konusu ücrete göre davacının ücret alacağı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve alacak istemi-
Peşin ödenen kira parası, elektrik bedeli ve avans tutarının iadesi istemi-
Mahkeme içi ikrarın, taraflardan ya da onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve ikrarın yargılama içinde, mahkemeye karşı yapılması gerekeceği- Bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil edeceği ( Prof. Dr. B. Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı baskı, İstanbul 2001, C:2, s:2045 )-İkrar; görülmekte olan bir davada, taraflardan birinin, diğer tarafça ileri sürülen ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek nitelik taşıyan maddi vakıanın doğruluğunu kabul etmesi gerekeceği (HMK 188. m.; HUMK 236. m.) -İkrardan söz edilebilmesi için, bir tarafın bir vakıa ileri sürmüş olması, diğer tarafın da bu vakıanın doğru olduğunu bildirmesi gerekeceği- İkrarın, tek taraflı bir usûlî işlem olarak, delil ikame faaliyetini ve ispat ihtiyacını ortadan kaldıran bir taraf beyanı olduğu-
Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıaların, çekişmeli olmaktan çıkacağı ve ispatının gerekmeyeceği, bu durumda dahili davacıya hangi ayların kira bedellerinin tahsil edildiği hususu sorulup ödenen kira miktarının tespiti ile tespit edilen bu miktarın alacaktan mahsup edilerek sonucuna göre ödenmeyen kısımlarla ilgili bir karar verilmesi gerektiği- Taşınmazda paydaş olan pay sahibinin diğer paydaşa karşı tahliye istemesi mümkün değil ise de; tahliye sebeplerinin varlığı halinde aktin feshine karar verilebileceğinden, davalı paydaşın aleyhine tahliye davası açılmasına sebep olup olmadığı üzerinde durularak yargılama gideri ve vekalet ücreti hakkında değerlendirmesi gerektiği- Faiz talep ettiği halde bu konuda hüküm kurulmamış olmasının isabetsiz olduğu-
Taraflar arasındaki, itirazın iptaline ilişkin uyuşmazlıkta; ağır ceza mahkemesinin ilgili dosyasında, yapılan yargılamanın belirtilen tarihli oturumunda tanık olarak dinlenen davalının, yeminli beyanında araçlarının gerçek yakıt borcunun 470 litre olduğunu ve iddia edildiği gibi fazla olmadığını belirttiği, davalının ağır ceza mahkemesinde alınan bu beyanları mahkeme içi ikrar niteliğinde olup, mahkeme içi ikrarın kesin delil olduğu, hal böyle olunca; davalının mahkeme içi ikrar niteliğinde bulunan beyanları değerlendirilip, 470 litre akaryakıtın bedeli bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Taraflar arasındaki alacak davası-
İkrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmayacağından, ayrıca ispat için delil gösterme zorunluluğunun olmadığı, davalıların kabul ve ikrar ettikleri miktarlar yönünden menfi tespit davasının kabulü gerekeceği-
Mal beyanının borca yetecek mal, alacak ve haklarını göstermekten ibaret olduğu ve davalının bununla yetinmeyip kanuni bir zorunluluk yokken açıkça “...bu borcumu ileride ödeyeceğim...” demek suretiyle dava konusu icra takibinde talep edilen borcu açıkça kabul ve ikrar ettiğinden, mahkemece “menfi tespit davasının kabulüne” hükmedilmesinin hatalı olduğu-