Tebligat Kanunu mad. 28/2'de belirtilen adresi meçhul olanların ancak gerçek kişi muhataplar olabileceği- Tüzel kişilerin adresi meçhul olamayacağından adres araştırması yapılamayacağı ve bu nedenle ticaret sicilinde kayıtlı adresi gerçekte var olmayan şirketin başka adresinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ilân yoluyla tebligat yapılabileceği- Kendisine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılamayan borçlu tüzel kişi hakkında adres araştırması yapılması gerekmediğinden, satış ilânının borçlu şirkete Tebligat Kanunu’nun 28. maddesine göre ilânen tebliği usulüne uygun olduğu- "Ticaret sicilinde kayıtlı adreste 2 nolu binanın bulunup bulunmadığının belediyeden sorulması ve borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin fiilen hangi adreste olduğu yönünde zabıta araştırması yapılması gerektiği" görüşü ile "borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi mevcut olmayan bir adres olduğundan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacağı ancak öncesinde borçlu şirketin adresinin araştırılması gerektiği, yapılacak araştırma ile borçlu şirketin hangi adrese taşındığının, hâlen hangi adreste bulunduğunun tespit edilmesi imkânının olabileceği, icra dosyası kapsamındaki adres araştırmasının yeterli kabul edilerek doğrudan ilânen tebliğ yapılmasının mümkün olmadığı" şeklindeki görüşlerin HGK çoğunluğunca kabul edilmediği- İki adet taşınırın ihalesinin feshi talep edildiğinden, icra mahkemesince borçlu aleyhine iki adet taşınırın ihale bedellerinin yüzde onu oranında para cezası hükmedilmesi gerektiği-
Ticaret şirketine çıkarılıp bila tebliğ dönen adresin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğunun anlaşılması ve ticaret şirketinin bu adresini değiştirmesi halinde, yeni adresini ticaret siciline tescil ve ilan ettirmediği takdirde, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2 ve 3. fıkralarına göre yapılması yeterli iken, söz konusu adrese önce normal tebligat çıkarılıp bila tebliğ iade edildikten sonra Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tebligat yapılmasının tebliğ işlemini usulsüz hâle getirmeyeceği-
Borçlu şirket adına çıkarılan satış ilanı tebligatının "......" adresine gönderildiği ve "…. No:20 yoktur. Tebliğ imkansızlığı nedeniyle iade" şerhi ile 27/09/2018 tarihinde tebligat yapılmaksızın iade edildiğinin; 10/10/2018 tarihinde yine aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmek istendiğinin, Ticaret Sicili Müdürlüğünce borçlu şirketin adresi olarak bildirilen, icra emri ile kıymet takdiri raporlarının tebliğ edildiği “İ.paşa Mahallesi İ.lı ...” adresine de Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmek istendiğinin görüldüğü, bu durumda, öncelikle borçlu şirketin sicil adresine satış ilanı tebligatının gönderilmesi, evrakın tebliğ edilmeksizin iadesi halinde ancak, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasının mümkün olduğu, ilk tebligatın adres yetersizliği nedeniyle iade edilmesi üzerine; bu adres ticaret sicilinde kayıtlı olmadığından bu adrese 35/4 maddesine göre tebligat yapılması imkanı olmadığı gibi; ticaret sicili adresi olması durumunda da adres yetersizliğinden iade üzerine doğrudan ticaret sicili adresine Tebligat Kanunu'nun 35/4. maddesi gereğince tebligat çıkarılması anılan madde hükmüne aykırı olup, yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Avukatın adresten taşınması nedeni ile tebligatın bilâ tebliğ dönmesinin davalı asıla yapılan tebligatı geçerli kılmayacağı, avukatın adresinin, bağlı bulunduğu barodan sorularak tespit edilip o adrese tebligat gönderilmesi gerektiği-
Davalı tüzel kişi olmadığı, gerçek kişi olduğu için Tebligat Kanunu m.35'e göre tebligat yapılamayacağı- Bu sebeple öncelikle davalının bilinen son adresine,bu adreste tebligat yapılamaması halinde ise mernis adresinin tespit edilip o adrese tebligat yapılması gerektiği-
Tebligat adresinin yıkılmış olması durumunda Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenen ve şeklen uyulması zorunlu kurallardan olan “evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılması” şartının yerine getirilmesinin olanaklı olmadığı- Bu durumda, mahkemece, yıkılan yerin yeniden yapılıp aynı numarayı alıp almadığının belediyeden sorulması, yıkılan yer aynı numarayı almışsa buraya T.K.’nun 35. maddesine göre tebligat yapılması, eğer yıkılan yer yeniden yapılıp aynı numarayı almamışsa, davalının adresinin öncelikle resmî veya özel kurum ve dairelerden, bunlardan sonuç alınamadığı takdirde kolluk vasıtasıyla araştırılarak tespit edilmesi, yapılan araştırmalara rağmen muhatabın adresinin tespit edilememesi halinde adres meçhul sayılacağından davalıya gerekçeli karar ve asıl ve birleşen davalar davacısı vekilinin temyiz dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca ilanen tebliğ edilerek yasal sürenin geçmesine müteakip dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesine-
Tarafların serbest iradeleriyle kararlaştırdığı sözleşmede yazılı adresin borçlunun bilinen adresi olarak kabulü ile öncelikle bu tebligat adresine ödeme emri tebliğe çıkartılmaksızın, doğrudan ticaret sicil adresine çıkartılan ve bila tebliğ iade üzerine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu- Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, şikayetçi borçlu yönünden ödeme emri tebliğ tarihinin, borçlunun usulsüz tebligattan haberdar olduğu tarihe göre düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği-
İcra takip dosyasından yapılan ödeme emri tebligatı Tebligat Kanunu mad. 35 uyarınca borçlu şirkete tebliğ edilerek takip kesinleşmiş olup, mahkemece davanın esası incelenip sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine beraat kararı verilmesinin hatalı olduğu-
Davacı vekili tarafından şirketin bulunduğu ili belirterek "ilgili sicil müdürlüğüne yazı yazılması gerektiğini" bildirmesine rağmen mahkemece şirketin güncel adresi araştırılmadan yargılamaya devam olunmmasının hatalı olduğu- Mahkemece davalı şirket vekiline usulune uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği ile delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi geretiği-
Üst sınır ipoteğine dayalı olarak yapılan takipte, borçluların usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden icra emri gönderilemeyeceğine ilişkin şikayetlerinde, takip borçlularından ikisine çıkarılan ihtarnamenin Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine uygun olarak tebliğ edilmediği, diğer borçlu şirkete çıkarılan tebligatın ise Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerine aykırı olarak şirket yetkilisi yerine çalışana tebliğ edildiği, bu durumda usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden örnek 9 ödeme emri tebliği gerekirken icra emri tebliği usulsüz olup icra emrinin iptali gerekeceği-