Yoksulluk nafakasının kaldırılması istemi- Boşanma kararının verildiği tarihteki ekonomik ve sosyal durumlar belirlenmemiş ve tarafların boşanma tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarihteki mal varlıkları konusunda bir karşılaştırma yapılmamış olduğundan, mahkemece anlaşmalı boşanma kararının verildiği tarihi itibariyle tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının belirlenmesi, belirlenen bu durumun nafakanın kaldırılması amacıyla açılan eldeki davada aldırılan ekonomik ve sosyal durumlar ile kıyaslanması, boşanma kararından sonra tarafların mal varlığında ve gelirinde bir değişiklik olup olmadığını detaylı şekilde araştırılması, değişiklik var ise, bunun kararlaştırılan nafaka miktarına ne ölçüde etkisi bulunduğunu tartışılması ve başlangıçtaki denge gözetilmek suretiyle, bununla birlikte "çoğun içinde az da bulunur” kuralı gereği, nafakanın tamamen kaldırılması yerine, hakkaniyet ölçüsünde indirim yapılabileceği de gözetilerek karar verilmesi gerektiği-
1. HD. 20.11.2017 T. E: 2015/9051, K: 6606-
Resmi şekilde yapılmayan oto satış sözleşmesi geçersiz olup bu sözleşmeye dayalı olarak tarafların verdiklerinin iadesini isteyebileceği- Davacının geçersiz sözleşme gereği davalıya verdiği kendisine ait traktörün iadesini talep ve dava edebileceği, ancak davacıya ait traktörün davacı tarafından verilen vekaletname ile diğer davalı tarafından dava dışı 3. kişiye satılmış olması nedeniyle bu iadenin yerine getirilmesinin fiilen mümkün olmadığından davacının kendisine ait aracın satış tarihindeki bedelini isteyebileceği-
Genel kredi sözleşmesi uyarınca belirlenen temerrüt faizinin fazla oranda hesap edildiği iddiasıyla müşterek müteselsil kefilin açtığı menfi tespit davasında, "ticari" nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkca gösterilmiş olup, mahkemece bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek banka kayıtları incelenip bankanın temerrüt tarihindeki fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana %50 ilave edildikten sonra temerrüt faiz oranının belirlenmesi gerektiği-
İ. sözleşmeleri bir yandan mülkiyeti nakil borcu doğurması bakımından tarafları bağlayıcı, diğer yandan, mülkiyetin naklinin sebebini teşkil etmesi açısından tasarruf işlemlerini bünyesinde barındıran sözleşmeler olduğu ve koşulların oluşması halinde taşınmaz mülkiyetini nakil özelliğini taşıdığının kabul edilmesi gerektiği- İ.lı işleme dayalı davanın şekle bağlı olmayan yazılı delille ispatı gerektiği- Borç ilişkisinin kaynağının davacının ve davalının imzasını taşıyan "sözleşme'' başlıklı belgeye dayandırdığı, inançlı işlem olgusunun varlığının imzası inkar edilmeyen bu belge ile sabit olduğu ve davalı tarafından ibraz edilen dekonta göre ödeme yapılarak kredi borcunun kapatıldığı anlaşılmakla ve TBK. mad. 97 uyarınca, kendi edimini yerine getirmeyen, karşı edimin ifasını isteyemeyeceğinden, davalı tarafından bankadan çekilen kredi için dava dışı kişi tarafından yapılan geri ödemelerin bilirkişi raporu ile tespit edilmesi ve kalan kısım açıkça saptanarak mahkeme veznesine depo etmeleri için davacılara önel verilmesi, depo ettikleri takdirde sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- Taleple bağlı kalınarak ilk kayıt maliki olan davacı için tapu iptal ve tescil hükmü kurulması gerekirken diğer davacı adına tapu iptal ve tescil hükmü kurulmasının da isabetsiz olduğu-
İ. sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteği-
Tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemi-
Maliki olduğu 2986 parseldeki 2 no'lu bağımsız bölümü ekonomik sıkıntı yaşaması ve kredi temin edememesi sebebi ile kayınbiraderi olan davalı Taha K.'ya satış göstermek suretiyle devrettiğini, davalının bankadan aldığı kredi ile ekonomik sıkıntılarını giderdiği halde taşınmazı iade etmediğini, davalının hile ile temliki sağladığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline-
11. HD. 13.09.2017 T. E: 2859, K: 4316-
(asıl dava) haksız nakde çevrilen teminat mektubunun iadesi ve (birleşen dava) tazminat davalarının-
