Davadan feragat edilmesi nedeniyle öncelikle davadan feragat hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere; hükmün bozulması gerekeceği-
Feragata göre işlem yapılması için hükmün bozulması gerektiği-
Kabulün, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup kabul beyanında bulunan davalıları bağlayacağı, dava konusu taşınmaz, paylı mülkiyet şeklinde davalılar adına kayıtlı bulunduğuna ve 1/4'er pay sahibi olan davalılar yargılama oturumlarında davayı kabul ettiklerine göre, mahkemece anılan davalılar yönünden kabul nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın tümden reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı-
Davadan feragat halinde, öncelikle davadan feragat hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekeceği-
Davalı esasa cevap süresi içinde davayı kabul ettiğine ve tanık beyanları ile dava açılmasına sebebiyet vermediğini ispat ettiğine göre yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasının hatalı olduğu-
Hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği-
Davacı-karşı davalının dilekçesiyle nafaka talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün kadın yararına takdir edilen nafakalar yönünden bozulmasının gerektiği-
Kabulün, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı-
Karar kesinleşinceye kadar davadan feragat edilmesi mümkün ise de, mahkemece, dava hakkında bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı tarafından davadan feragat edildiğine ve bu aşamada feragat hakkında karar verme yetkisi mahalli mahkemeye ait bulunduğuna göre vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekeceği-