İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebileceği
Alacaklı vekilinin , kendisi ve müvekkili ile borçlu ve borçlu vekili tarafından imzalanan belgeyi mahkemeye sunarak, borçlunun itirazlarından feragat ettiğini ve borcu kabul ettiğini ileri sürdüğü anılan protokolün, Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi uyarınca ilam niteliğinde belge olduğu gibi, borçlu vekili tarafından, protokoldeki imzaya karşı çıkılmadığı anlaşıldığından borçlunun feragati nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerektiği-
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 310 ve devamı maddelerine göre feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, bu durumda mahkemece, davacının feragati hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği-
Temyiz ettikten sonra taraf vekilleri davadan feragat etmiş olduğundan ve karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremeyeceğinden, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiği-
HMK.nun 311.maddesine göre, davadan feragat ve davanın kabulü kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, hem davadan hem temyiz isteminden feragat edilmesi halinde öncelikle davadan feragat hususunun değerlendirilmesi gerekeceği, temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden bu aşamada yapılan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiği-
Davacı vekilinin vekaletnamedeki yetkisine dayalı olarak açılan davadan feragat ettiği göz önüne alınarak, Dairemizin 04.12.2013 günlü 2013/15724 esas 16280 karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına, mahalli mahkemece davacı vekilinin feragat dilekçesi sebebiyle davadan feragati ile ilgili bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerektiği-
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği, temyiz edilen ve fakat henüz Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca görüşülmeyen bir direnme kararı, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat edilebileceği-
Davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiği-
Feragatin yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına geldiği, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmadığı- Feragatin, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkün olduğu-
Davacı ve davacı vekilinin mahkemeye ibraz ettikleri yazılı beyanlarında davayı takipten vazgeçildiğinin açıkça ifade edilmesi durumunda, bu hususun kesin hükmün bütün sonuçlarını doğuran "davadan feragat" olarak değerlendirilemeyeceği; davacı vekilinin davayı takipten vazgeçtiklerini beyan etmesi karşısında, davalı idareye takip yetkisi sorularak, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği-