Direnme kararının temyiz incelemesi aşamasında davacı davadan feragat ettiğini bildirir ise, bu beyan doğrultusunda işlem yapılmasının zorunlu olduğu, böyle bir durumun varlığı halinde direnme kararının Hukuk Genel Kurulunca temyizen incelenemeyeceği, hükümden sonra ortaya çıkan temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu hususun yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için direnme kararının bozulması gerekeceği-
Bozmadan sonra davacı erkek ise davasından feragat etmişse de, feragatten önce evlilik birliği ölümle sona ermiş olduğundan, davalı mirasçılarının TMK. 181 uyarınca davaya devam edebileceği ve mahkemece TMK. 181/2 gereğince tarafların kusur durumlarının belirlenmesi gerektiği-
Boşanmaya ilişkin davada, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının az olduğu, hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerektiği- Davacının , maddi ve manevi tazminat taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyanı feragat niteliğinde olup kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğundan, feragatten dönülemeyeceği-
Asıl ve karşı elatmanın önlenmesi davası bozma ilamına uyularak-
23. HD. 16.06.2016 T. E: 2015/7712, K: 3702-
Karar kesinleşinceye kadar her aşamada feragatin mümkün olduğu-
Çocukların velayeti düzenlenirken, uzman veya uzmanlar vasıtasıyla inceleme yapılması; anne ve babanın gerektiğinde mahkemece bizzat dinlenerek ekonomik ve sosyal durumları ile çocuklara bakım olanakları konusunda kendilerinden bilgi alınması, ortak çocukların velayet konusunda bizzat görüşlerine başvurulması gerekeceği-
Davadan feragatin davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanabileceği; HMK. mad. 310. ve 311'e göre hükmün kesinleşmesine kadar davadan feragat etmenin mümkün olduğu; davadan feragatin kesin bir hükmün sonuçlarını doğuracağı; HGK'nın 20.09.1995 tarih ve 1995/12-661 Esas ve 1995/763 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere, davadan feragat edilen bu durumda öncelikle davadan feragat hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği-
İrade bozukluğu hallerinde, feragat ve kabulün iptalinin istenebileceği- İrade fesadı hali ileri sürülmediğinden, mahkemece istemin reddi gerektiği-